Şehir planlamacılarının, “bisiklet’li Ulaşım”ı trafik sorununa çözüm olarak sunan herkesin ağzında bugünlerde tek bir kelime dolaşıyor: VELIB. Fransızca “Vélo” Bisiklet ve “Liberté” Özgürlük kelimelerinin birleşiminden oluşan VELIB, Fransızların Paris’te trafik sorununa çözüm olmasını umdukları “Bisikletli Ulaşım Projesi”nin adı.

Tam bir başarı öyküsü haline dönüşen Sistemin detaylarını dilim döndüğünce sizlere özetlemeye çalıştım bu yazıda. Meraklısına…

VELIB’in Temel Özellikleri Nelerdir?

  • Sistem 15 Temmuz 2007 yılında faaliyete geçirilmiş.
  • Her birinde 15 park etme yeri olan, 750 kiralama noktasında 10.000 bisiklet kullanıma sunulmuş.
  • JCDecaux adlı reklam şirketi finansmanı bulmuş.
  • Bu reklam şirketinin sahibi Jean Claude Decaux sistemin kullanıma açıldığı ilk gün bu sistemin bir oyuncak değil tam bir başarı öyküsü olacağına gönülden inanıyormuş. İşte o ilk gün kendisiyle yapılan bir röportajın YouTube linki
  • Sistemin kontrolü ve yönetimi şehirde metro ve trenleri de koordine eden RATP‘ye ait.
  • Sistemdeki bisiklet sayısının ve kiralama nokta sayısının 2007 sonu itibariyle 20.000 bisiklete ve 1.450 noktaya çıkarıldığı belirtiliyor.
  • Paris çok geniş alana yayılmış bir şehir değil İstanbul gibi ve birbirine en uzak istasyon aralığının 200 metre olduğu belirtiliyor.
  • Sistemin kullanılmaya açılışından 2 ay sonra bisiklet kiralama sayısı 5 milyon’a ulaşmış!
  • 8 Eylül 2007 tarihinde her bir bisikletin en az 13 kez kiralandığı kayıtlara geçmiş.

  • Bisikletlerin her birinin ağırlığı 25kg civarında. Her bir bisikletin önünde eşyalarınızı taşıyabilmeniz için birer sepet bulunuyor. Göbekten vites sistemi sayesinde vites değişim sorunu kalmıyor ve toplam 3 vitese sahip oluyorsunuz. Frenlere gelince onlarda göbeklerin içerisine monte edilmişler ve ayar - bakım pek gerektirmiyorlar…
  • Bisikletlerin ağır olduğu bir gerçek ancak çoğu kullanıcı bundan pek de rahatsızlık duymuyormuş. Hatta bu ağırlığın sürüşte belirli bir emniyet de sunduğu alınan geri dönüşler arasında.
  • Hem erkek hem de bayanlara uygun tasarlanmış bisikletin sele yüksekliği de değiştirilebiliyor.Öndeki ve arkadaki göbekten dinamolu ışık sistemleri de unutulmamış ve gece yeterli aydınlatmayı sağlıyor kullanıcılarına. Detaylı bilgi için bu linki inceleyebilirsiniz.
  • Bisikletlerin tekerlerinde Schwalbe’nin patlamaya karşı dayanıklı Marathon Lastikleri kullanılmış.
  • Alttaki videoda ise bu bisikletlerin ne kadar dayanıklı olduğunu görebilirsiniz. Maharetli gençler bu bisikletler üzerinde yeteneklerini göstermekte sakınca görmemişler…

  • Her bir bisiklet günde ortalama 30 kez kiralanıyormuş.
  • Kiralama işlemi kredi kartınızla gerçekleştiriliyor. Önce kartınızı sistemin okutucusundan geçiriyorsunuz. Kiralamanızı günlük, haftalık, aylık ya da yıllık mı yapacağınızı belirtiyorsunuz. Sistem size bir çıktı veriyor. Bu çıktı da size özel dört haneli bir numara var. Her kiralama yapışınızda bu numara vasıtasıyla sistemin sizi tanımasını sağlıyorsunuz.
  • Kiralayacağınız bisikleti seçiyorsunuz ve numarasını sisteme giriyorsunuz. İşte bisiklet sizin için hazır. Kullandıktan sonra şehrin dört bir tarafına konuşlandırılmış park yerlerine bisikletinizi bırakıyorsunuz.
  • İlk 30 dakikalık kullanım bedava… Gün içi gerçekleştirilen ulaşım ihtiyacının genelde 5km ve altı olacağı düşünülürse bedavaya ulaşımınızı garantiye almış oluyorsunuz ki projenin bence en çarpıcı olan noktası bu… Eğer daha uzun zaman kiralama yapmak istiyorsanız günlük 1EUR, haftalık 5EUR ve yıllık 29EUR ödeyerek bisikletleri kullanma şansını elde ediyorsunuz.

Tüm bu kiralama işlemi nasıl yapılıyor izlemek isterseniz işte videomuz…

  • Bisiklet park yerlerine geri dönmezse “kredi kartınızdan” 150EUR kesiliyor… Ayrıca kötü niyet olduğu görülürse ayrıca ilaveten bir miktar daha ceza kesiliyormuş. Karar sizin…
  • Paris’te 371km bisiklet yolu mevcut ve ücretsiz olarak bu yolları gösteren detaylı bir haritayı kiralama noktalarından elde edebiliyorsunuz.
  • Bazı bisiklet kiralama noktalarında talep çok olduğu için bu noktalar öncelikli olmak üzere 3 kişilik bir ekip şehirde sürekli dolaşarak boş duraklara bisikletleri geri taşıyorlar. Yani genelde her bir noktada mutlaka size uygun bir bisiklet bulunuyorsunuz.

Sistemin kurucularının ve şehir planlamacılarının hedefi ise oldukça iddialı…

Trafik yoğunluğunun 2020 yılına kadar %40 azaltılması.

Başarılı olabilirler mi dersiniz? Bence evet… Şimdiden Paris sokaklarında sessizliğin hakim olduğu, trafikte bir rahatlamanın hissedildiği ve bisikletli ulaşımı benimsemiş çok farklı bir Paris’li profilinin oluşmaya başladığı belirtiliyor.

Sanırım VELIB’in ne menem birşey olduğu kafalarda biraz daha şekillenmiştir.
Darısı İstanbul’un başına diyoruz. Doğru bir planlama ve finansman yoluyla böyle bir sistem neden Türk şehirlerinde de uygulanmasın ki?..

Hele ki böyle bir başarı öyküsü elimizde varken. Dünyanın önemli kentleri şu anda VELIB Paris’yi inceliyor ve sistemi kendi şehirlerine en kısa zamanda adapte etmek için çalışmalarını hızlandırmış bulunuyorlar. Önümüzdeki yıl birkaç benzer başarı öyküsünü daha 2Teker’de okuyacağınıza hiç şüpheniz olmasın…

VELIB İle İlgili Bazı Kaynaklar:

Bu Yazıyı Paylaş
[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Mixx] [Reddit] [Sphere] [StumbleUpon] [Technorati] [Twitter] [Yahoo!] [Email]



Konuyu 2Teker Forum'da Tartışın

İlginizi Çekebilecek Yazılar



2Teker RSS Üyelik 2Teker E-Bülten Üyelik

Bu yazı hoşunuza gittiyse eğer 2Teker E-Bülten üyeliği için e-postanızı bırakarak yayınlarımızı düzenli takip edebilirsiniz: