Polonezköy BMX Parkuru: Nisan 2008
Hatırlarsanız, Polonezköy’de Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından dünyanın en ünlü BMX Parkuru yaratıcılarından Tom Ritzenthaler’e hazırlatılmış olan olimpik parkuru 2Teker sayfalarına farklı nedenlerle taşımıştık. Son olarak 2007 yılı sonbaharında Türkiye’de ilk kez gerçekleştirmeyi planladığımız bir 4X Dağ Bisiklet yarışı için konu olmuştu bu parkur sayfalarımızda. Binbir tartışmadan ve tatsızlıktan sonra Federasyon’un çiğliği, duyarsızlığı ve “ben yaptımcılığı” nedeniyle o yarışı gerçekleştirememiştik. Daha fazla detaylarına girmek istemiyorum. Bu haftasonu yine Polonezköy’deydik eşimle birlikte. Hillside ile Scott bisikletlerinin birkaç haftadır birlikte gerçekleştirmekte oldukları bisiklet turlarını yerinde gözlemlemek için oradaydık. Çok güzel bir brunch ile sonlandırdığımız günümüzde fazla bisiklete binememiş olsak da çok güzel bir sürpriz ile karşılaştık bu güzel beldemizde. Şu bizim meşhur tamamlanamamış BMX parkurumuz sihirli bir el değmişçesine yeşillendirilmiş, bakılmış ve neredeyse son haline getirilmiş bulunuyordu. Çıkış bölümünde yeterli yükseklik olmasa da parkurun %95′i antrenman yapmaya ve yarışmaya “bence” hazır duruma getirilmişti. Parkurun etrafında gerçekleştirilen çevre düzenlemesi ise çok hoşumuza gitti doğrusu. Lafı fazla uzatmadan öncelikle parkuda çektiğimiz bir kaç fotoğrafı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Polonezköy’de dikkatimizi çeken bir diğer nokta ise beldenin bisiklet konusuna özel bir önem vererek bisiklet parkuru uzunluğunu artırmaya karar vermiş olmasıydı. Ancak ne yazık ki bu iyi niyetli istek ve çalışma yine bu konuda bilgi ve tecrübesi olanlara sorulmadan yapıldığı için doğaya ve parkurlara zarar veriyor olmasıydı.
Bölgedeki yüryüş parkurunu bilen bilir. 5km civarı uzunlukta bu parkur ve bu parkurun paralelindeki patikalarda şu aralar dozerler dolaşmakta. Doğada 10 yıllar boyunca oluşmuş o doğal kıvrımlı ince patikalar ne yazık ki şu aralar geniş toprak yollara dönüştürülmekte. Evet pek çok yeni başlayan bisikletçi bu parkurlarda güvenle dolaşacak bundan böyle. Ama ne yazık ki o heyecan ve adrenalin dolu doğal patikalarda bir daha dağ bisikletlerimizle dolaşamayacağız.
Keşke birileri bu işe kalkışırken bilenlere danışsaydı ve dozerleri bu şekilde o mekanlara sokmasaydılar. İnanın böyle bir doğa güzelliğinin kaybolmaması için haftasonlarımı orada geçirmeye ben gönüllü olurdum.
İyi niyetle de olsa doğa güzelliklerimizi kendi ellerimizle bu şekilde ortadan kaldırabiliyoruz işte… Umarım parkuru çok uzatmadan ve doğaya daha fazla zarar vermeden biran önce bu işi sonlandırırlar. 2008 sonbaharında Polonezköy bir bisiklet merkezi olacak gibi gözüküyor.
BMX’çiler, serbest sürüşçüler. Parkur yok ne yapalım antrenman nasıl yapalım, kendimizi nasıl geliştirelim diyen dağ bisikletçileri. Hoplayıp, zıplamak, rampa çalışmak istiyorsanız parkurunuz Polonezköy’de sizleri bekliyor…
Oralara uğrarsanız çektiğiniz fotoğrafları 2Teker’le paylaşmanızı gönülden diliyorum. Ve bu haberi okuyan motorsiklet tutkunları varsa eğer sakın ha o parkura motorlarınızla girmeyin.
Parkurun girişinde önceden araç girişini önleyen engelleri bu gidişimizde göremedim. En kısa zamanda bu engellerin yerine konması gerekiyor aksi taktirde motorlu tekerlerin parkura girmesiyle birlikte bu hayal pisti kullanamadan kaybedebiliriz. Hillside üyesi çocukların “anne babama söyleyelim de motoruyla gelip burada sürsün” dediklerini duyan bir bisikletsever olarak yetkilileri göreve çağırmaktan başka elimden birşey gelmiyor.
Ve işte dünyaca ünlü Barclay Bankası tarafından finanse edilerek kurulan bir BMX parkuru. Yarıştan öte bisikletseverlerin sürüş tekniklerini geliştirmek, hoşça zaman geçirmelerini ve heyecan duymalarını sağlamak amacıyla hazırlanan bu parkur tıpkı Polonezköy’deki parkurumuz gibi birbiri ardısıra gelen tümsek ve rampalardan oluşuyor. Pump Track da denilen bu tür parkurlarda, pedal çevirmek yerine sürücülerin kendi ağırlıklarıyla bisikleti ivmelendirmeleri ve bu ivmelenmeyi korumaları hedefleniyor.
Neden bizim gençlerimiz de böyle güzel imkanlara biran önce sahip olmasın, yeteneklerini geliştirmesinler?
Ne dersiniz? Benzer parkurları biz de oluşturabilir miyiz yaşadığımız yerlerde?
Neden olmasın?







11 Haz 2008 saat 12:23
Doğal ortamın yok edilmesine ben de çok üzüldüm.
“Ne dersiniz? Benzer parkurları biz de oluşturabilir miyiz yaşadığımız yerlerde?”
Bu sorunuzun cevabını ben bisikletforum sitesinde kocaeli üniversitesi kulübünden turlara çıkmak için tanışabileceğim insanları ararken vermişim resmen.
Üniversite sonrasında da bu spora ömür boyu gönül verecek arkadaşlarla kendi çapımızda bir kulüp kurarak ve açık alana toprak tepecikleri veya kapalı alana içi sünger dolu atlama kafesleri,rampalar vs..
Lüks bir arabada değil gözüm..
Dere tepe düz gider,düz yolda sekiz çizerim diyorum ve bırakıyorum :)