19 May
Emre Yıldırım Yarış Dünyası
Avrupa Şampiyonası, Yarış Dünyası
16-18 Mayıs 2008 tarihleri arasında Almanya Saint Wendel’de düzenlenen Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonasında sürpriz isimler birinci oldu. Elit Erkeklerde Florian Vogel, Elite Bayanlarda ise geçtiğimiz yılın da Avrupa Şampiyonu Alman Sabine Spitz Avrupa Şampiyonu oldular. Christophe Sauser’in 2., Danimarkalı Jacob Fugslang’in 3. olduğu elit erkekler yarışı ile Irina Kalentiyeva va Gunn Rita Dahle’nin 2.’liği ve 3.cülüğü kazandıkları elit bayanlar yarışları zamanlara bakıldında oldukça çekişmeli geçmiş gibi gözüküyor. Ülkemizi temsilen yarışlara katılan Bilal Akgül, 1 tur geriden yarışı 61. sırada tamamlarken, Gold City takımından Yunus Yetkin 3 tur geriden yarışta 70. olabildi. Detaylı sonuçlar yazımızın devamında…
Elit Erkekler Yarış Sonuçları
Elit Bayanlar Yarış Sonuçları
Tüm sonuçlar için www.cyclingnews.com adresini ziyaret edebilirsiniz…
İlginizi Çekebilecek Yazılar
- Dünya Şampiyonası: Genç Erkekler Yarışı
- UCI World Cup 2.Ayak: Offenburg (Almanya)
- Dünya Şampiyonası: Sauser ve Fullana Şampiyon!
- Dünya Şampiyonası Başladı
- UCI World Cup 5.Ayak: Fort William
- 2009 Dağ Bisikleti Yarış Takvimi
- BO-CE Dağ Bisikleti Gece Yarışı
- Çınarcık Delmece’de Dağ Bisikleti Yarışı
- UCI World Cup 4.Ayak: Andorra
- Manavgat Maratonu Görüntüleri
Bu yazı hoşunuza gittiyse eğer 2Teker E-Bülten üyeliği için e-postanızı bırakarak yayınlarımızı düzenli takip edebilirsiniz:
3 yorum
M.ali Türkdemir
Mayıs 24th, 2008 at 9:46
1Bilal Akgül’ün olimpiyatlar için Avrupa’da bir şehirde kampta olduğunu duymuştum(daha iyi hazırlanması için).Bu yarışın olimpiyatların bir altı nitelikte bir yarış olduğu düşünülürse işi zor !
Ayrıca junior katogoride “tek” sporcu,
u23 kotegoride ise deneyimi az olan 2 arkadaşımız yarışmış.Alt yapı zayıfken ne kadar yenilik yapılırsa yapılsın sonuçlar için sadece mucize beklenebilir !
Bu yarışlar böyle giderse olimpiyatlara gitmemiz sanırım pek bir şey ifade etmiyor !!!
Emre Yıldırım
Mayıs 25th, 2008 at 10:34
2Bilal’in Olimpiyatlara gidişi, yakalanacak başarının çok ötesinde Türkiye’de Dağ Bisikleti Sporunun varolduğunu insanımıza duyurmak üzere iyi bir araç olacak diye düşünüyorum. Hoş bu konuda şu ana kadar pek bir faaliyet olmadı ama Bilal’in çıktığı (çıkacağı) radyo ve tv röportajları, gazete haberleri halkımızda dağ bisikletine karşı bir “farkındalık” yaratacaktır. Bilal yetenekli bir sporcu mudur? Bence evet. Potansiyelinin ne kadarını kullanabiliyordur? Hiçbir fikrimiz yok. Ancak bu noktaya gelmeden çok önceleri, daha küçük yaşlarda sporcuların performans ölçümlerinin zaten yapılmış olması gerekiyor. Bu şansı tabii Bilal yakalayamazdı gençken bu bilinç yoktu pek Türkiye’de ama şimdi bile bu ölçümlerin halen yapılmamış olması, aslında bu sporcudan çok önemli bir beklentinin olmadığını gösteriyor bana göre. Kaç kez bu testlerin yapılacağı söylenmiş olsa da yapılmaması garipsenecek bir durum elbette. Bilal neden üst seviye yarışlarda yukarılarıda olamıyor? Çünkü birkaç yıllık bir hazırlık dönemi geçirmiş olsanız da eğer “özel bir yeteneğe sahip değilseniz” bu seviyedeki sporcular arasında kendinizi göstermeniz pek kolay olamıyor. Bir kere başa güreşen ilk 25 sporcu inanılmaz profesyoneller ve yetenekliler. Aynı şey yol bisikleti için de geçerli. Herkes kendince çok antrenman yapıyor çok çalışıyor ancak yine 10-15 isim arasından birinciler çıkıyor. Çünkü onlar çalışmanın ötesinde çok yetenekliler, oksijen kullanma kapasiteleri insan bünyesinin sınırlarında dolaşıyor ve spora ciddi yaklaşıp, ciddi paralar kazanıp, kazandıkları paranın karşılığını da profesyonel sporculuk ciddiyetiyle vermeye çalışıyorlar. Bizim bu tür sporculara sahip olabilmemiz için şimdiden 10-12 yaş civarı gençlerimize bu sporu aşılamamız, bilmsel çerçevede yapılacak testler sonucu yetenekli olanların üzerine yatırım yapmamız gerekiyor. Dünya böyle yapıyor. Yani sporu çok seviyor, bisiklete çok yakışıyor diye hiçbir ülke, sporcularına yatırım yapmıyor. Biz ise henüz sporcu seçme ve sporcuyu destekleme evresine henüz ulaşabilmiş bir ülke değiliz. Federasyonların (hemen tüm federasyonlar) ve yöneticilerinin çıkarları ne yazık ki sporun ve sporcunun halen çok önünde doludizgin gözetilmeye devam ediyor… Acı ama gerçeğimiz ne yazık ki bu…
mehmet ali
Mayıs 31st, 2008 at 6:54
3“Federasyonların (hemen tüm federasyonlar) ve yöneticilerinin çıkarları ne yazık ki sporun ve sporcunun halen çok önünde doludizgin gözetilmeye devam ediyor… Acı ama gerçeğimiz ne yazık ki bu…”
katılıyorum.Bence de yöneticiler insanların gözlerini boyamak yerine gelecek sporculara örnek olabilecek kalitede sporcular yetiştirmeye vesile olsa çok daha farklı ve güzel olurdu…Belki de yaptıkları görünmediğinden bir daha seçilemezlerdi ama görünürde olmasalar da vicdanları rahat olurdu . Çünkü gelecek başarının kendilerine ait olduğunu bileceklerdir…
RSS bu mesaja gelen yorumlar icin rss · TrackBack URI
Yorum yaz
Rehber
Bisiklet Markaları
2Teker Test
Arşiv
2Teker E-Bülten İçin E-Postanızı Girin
Kategoriler
Linkler