Günümüzde bisikletin büyük şehir ve metropollerde ulaşım amaçlı kullanımının özendirilmesi, bisikletli ulaşımın Hollanda, Danimarka ve Almanya gibi bisiklet dostu ülkeler seviyelerine yükseltilebilmesi hemen tüm yerel yönetimlerin önem verdikleri konuların başında gelmektedir. Artan petrol fiyatları, dayanılması imkansız hale gelen trafik sorunu ve toplumda yaşanan sağlık sorunlarındaki artış, özellikle büyük şehir yöneticilerinin bisikletin “alternatif bir ulaşım aracı”olmaktan çıkarılarak “tercih edilen” ulaşım aracı olması yönünde ciddi anlamda çaba harcamalarına neden olmaktadır.

Bisiklet kullanımında gelişmişliğin belirli temel kriterleri bulunmakta:

Toplu taşıma araçlarıyla tümüyle entegre hale getirilmiş bisiklet yolları, bisikletlere özel geliştirilmiş park alanları, bisiklet ve araç kullanıcılarına yönelik sunulan kapsamlı eğitimler ve bisiklet kullanımını özendirici büyük organizasyonların varlığı bisiklet dostu ülkelerde bisikletin çok daha popüler bir ulaşım aracı olmasına ortam hazırlamaktadır.

Dünyada bisikletin yoğun olarak kullanıldığı ülkelerde, bisiklet dostu politikaların yanı sıra motorlu araç kullanımını azaltıcı - önleyici alınan tedbirlerin önemi büyüktür: Araç sahipliğinin pahalı hale getirilmesinden tutun da şehir içerisinde araç kullanımını azaltıcı yönde alınan önlemler, şehir merkezlerine girişlerin belirli saatlerde ücretli hale getirilmesi, araç kullanımına yönelik koyulan ilave vergiler ve araç park alanlarının azaltılması belki de ilk akla gelen önlemler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sonuç olarak günümüzün endüstrileşmiş dünyasında bisiklet “fiziksel bir aktivite aracı” olmanın ötesinde “marjinal bir ulaşım aracı” olarak algılanmaya ne yazık ki halen devam etmektedir.

Genel bisiklet kullanıcı profili istatistikleri incelendiğinde büyük çoğunluğu genç erkeklerin oluşturduğu, bayanların oldukça azınlıkta kaldığı ve yaşlıların neredeyse hiç bisiklet kullanmadığını görüyoruz.

İşin ilginç yanı dünya genelinde durum böyle iken bisikletin kabul gördüğü ülkelerde bisiklet kullanım oranlarında “bayan” ve “erkekler” arasında eşitliğin sağlandığı bilinen bir gerçektir.

Daha da önemlisi Amerika - İngiltere gibi bisikletin “popüler”olarak algılandığı ülkelere oranla bisikletin gerçekten kullanıldığı ülkelerde kullanım oranlarının neredeyse “10 kat” yüksek olduğu bilinmektedir.

Peki bu başarı nasıl yakalanmıştır?

Genel kanının aksine yoğun kullanıldığı ülkelerde bisiklet, gelişmiş antrenman tekniklerine ihtiyaç duyan, pahalı özel ekipmanlar olmaksızın yapılamayan ve sadece sportif insanların tercihi bir aktivite olarak algılanmamaktadır.

Tabii bu ülkelerde bisiklet sürücülerinin trafiğe çıktıklarında hayatta kalabilmek için trafikle mücadele etmelerine gerek olmayışı ve mevcut güvenli bisiklet yolları altyapısı önemli rol oynamaktadır.

Öyle ki bisikletin genel kabul gördüğü toplumlarda insanların günlük kıyafetleriyle ve bisiklet kaskı takmadan bisikleti genelde ulaşım amaçlı kullandığı görülmektedir: Mevsim, hava koşulu gözetmeden yaz kış bisiklet kullanılmaya devam edilmektedir!

Genel kabul edilen görüşe göre ülkelerin sahip oldukları tarihsel, mevsimsel ve topografik özellikler bisikletli yaşamın kabulü üzerinde önemli etkiye sahiptir. Oysa bu kriterler tek başlarına bisikletin ülkelerdeki kaderini değiştirmede sanıldıkları kadar büyük rol oynamamaktadır..

Bisikletin yoğun şekilde kullandığı ülkelerde hükümetlerin ve yerel yönetimlerin uyguladıkları ulaşım, çevre, yerleşim, vergi ve çevre politikalarının bisikletli yaşam üzerinde çok daha büyük etkiye sahip oldukları artık bilinmektedir.

Türkiye bisikletin gelişmiş olduğu ülkelerin aksine uzun yıllar “araç kullanımının teşvik edildiği” bir ülke olagelmiştir.

Benzer durum aslında İngiltere ve Amerika başta olmak üzere pek çok gelişmiş ülke için dahi halen geçerliliğini korumaktadır.

Örneğin bisiklet kullanımı, Hollanda, Danimarka ve Almanya gibi artık hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş ülkelerde 1950 - 1975 yılları arasında büyük düşüş göstermiş olsa da 1975 yılından itibaren bu üç ülke hükümetlerinin bisikletli yaşama verdikleri destek ve şehir planlamacılarının uyguladıkları uzun vadeli ve istikrarlı projeler sonucu bisiklet kullanımı bu ülkelerde günümüzde çok yüksek seviyelere ulaşmıştır.

Bir ülkede bisikletin teşvik edilmesi için çok sayıda neden mevcuttur:

  • Bisiklet çok sessiz bir ulaşım aracıdır ve havayı kirletmez.
  • Geri dönüştürülemeyecek enerji kullanımında motorlu araçlara oranla karşılaştırılamayacak oranda düşük bir yüzde ile çalışır.
  • Bisiklette enerji sürücüden elde edildiği için ve bu üretim fiziksel bir egzersiz sayesinde gerçekleştiği için bisikletin insan sağlığı üzerinde çok olumlu bir etkisi bulunmaktadır.
  • Park yeri anlamında şehirlerde neredeyse hiç yer kaplamayan bisiklet, gerek özel gerekse toplu taşıma araçlarına oranla karşılaştırılmayacak derecede ekonomiktir ve diğer motorize ulaşım araçları ile karşılaştırıldığında ihtiyaç duyulan altyapı maliyeti karşılaştırılamayacak kadar düşük oranlardadır.
  • Ucuzluğu sayesinde bisiklet herkesin eşitçe sahip olabileceği bir ulaşım aracıdır.

Gelin isterseniz biraz da bisiklet konusunda “gelişmiş” varsayılan ülkelerde bisiklet kullanımı hangi boyutlardaymış birkaç istatistikle birlikte göz atalım.

Ulaşımda Bisiklet Kullanım Oranları (Ülke Bazlı)

Kaynak: Australian Bureau of Statistics (2007); Netherlands Ministry of Transport (2006); Department for Transport (2005); OECD (2005); European Conference of the Ministers of Transport (2004); European Union (2003); U.S. Department of Transportation (2003); German Federal Ministry of Transport (2003)

Gün Bazında Kişi Başı Katedilen Mesafeler (Ülke Bazlı)

Kaynak: European Union (2002)

Ülkelerde Bisikletin Popüler Olduğu Şehirler Bazında Bisiklet Kullanım Oranları

1970-2005 Yılları Arasında Otomobil ve Hafif Kamyon Sahipliği Oranları Karşılaştırması

Otomobil Sahipliği Oranları

1000 kişi bazında Hollanda, Danimarka, Almanya, İngiltere ve Amerika karşılaştırması. 1970-2005

Kaynak: U.S. Department of Transportation (2007); European Union (2006)

Bayanların Bisikletle Katedilen Mesafeler İçindeki Oranı (2000 - 2005 Yılları Arası)

Peki bisikletin şehrin genel dokusunun ayrılmaz bir parçası haline getirildiği ülkeler bu konuda neler yapıyor öğrenmek ister misiniz?

İşte bisikletli yaşam için yapılması gerekenler… Dünyada bisikleti özendirici uygulanan genel geçer politikalar ve çözüm yolları…

Gelişkin Bağımsız Bisiklet Altyapısının Kurulması

  • İyi bakılan, tümüyle birbirine ve toplu ulaşım sistemlerine bağlı bisikletlere özel şerit ve yolların şehir ve çevresinde yapılandırılması.
  • Bisikletçiler için koordine edilen renklerle kodlanmış yön işaretleri.
  • Anayollardan bağımsız apartman, blok ve meydanlar arası bisikletlere özgü kısa yollar.

Yol Bağlantı Noktalarındaki Değişiklikler ve Işıklandırma

  • Bisikletçiler için öncelikli yanan yeşil ışıklar.
  • Şehrin geneline yayılmış bisikletlere özel geniş park alanları.
  • Bisiklet park alanlarında güvenliği sağlamak amacıyla gelişmiş etkin kamera sistemleri, ışıklandırma ve güvenlik hizmetleri.
  • Yol kesişim noktalarında belirgin parlak bisiklet yolu işaretleri.
  • Bisikletçilerin kesintisiz yol alabilmesi için trafik ışıkların ortalama bisiklet hızlarıyla uyumlaştırılması.

Trafiğin Yavaşlatılması

  • Mesken bölgelerinde hız sınırlamalarıyla (30km/saat) hızın yavaşlatılması.

Trafik Eğitimi ve Kurslar

  • Trafik polisleri eşliğinde pratik uygulamaların yapıldığı tüm ilk ve ortaokullar seviyesinde bisiklet eğitimleri.
  • Bisiklet caddeleri, sokakların araçlara göre önceliğinin olduğu oldukça dar sokakların inşaası.
  • “Mesken Bölgeleri” uygulaması sayesinde hızın saatte 5km seviyelerine düşürülerek bu bölgelere araçların girmesinin teşvik edilmemesi.

Bisiklet Parkları - Toplu Taşımacılık ile Koordine Edilen Çalışmalar

  • “Bisiklet Ara - Kirala ” programları sayesinde cep telefonu yardımıyla bisiklet kiralama ve kira ödemesinin varılan kiralama istasyonunda ödenmesi.
  • Tren istasyonlarının çoğunde bisiklet kiralama hizmetinin sunulması.
  • Bisiklet sürücülerinin haklarının polisler ve mahkemeler tarafından tanınması.
  • Çocuklar için tasarlanmış bisiklet sürüş alanlarının oluşturulması.
  • Sürücülerin yürüyüş ve bisiklet meraklılarının haklarına saygı duyma konusunda eğitimlere tabi tutulmaları.
  • Çocuk ve yaşlı bisikletçileri koruyan özel yasal uygulamaların geliştirilmesi.
  • Bisikletlerle yaşanan her tür kazada araç sürücülerinin sorumlu tutulmalarını sağlayacak yasal düzenlemelerin yürürlüğe sokulması.

Bisikleti Teşvik Edici Çalışmalar

  • Kopenhag’da olduğu gibi basit, tamir gerektirmeyen bisikletlerin şehrin farklı noktalarında ortak kullanıma sunulmaları.
  • Şehrin genelinde ve tren istasyonlarında ucuz bisiklet kiralama imkanlarının sağlanması.
  • Kısa iş gezilerinde kullanılmak üzere firmaların çalışanlarına bisikletleri bedava sunması ve bunun vergisel, muhasebesel avantajlarının şirketlere tanınması.
  • Bisikletler üzerinden alınan vergi oranının azaltılması.
  • Farklı yaş ve beceri gruplarındaki insanlar için bisiklet yarışlarının düzenlenmesi.
  • Convenient air pumps for bikes in city center
  • Araçlarını park edip bisiklet kiralayan sürücülere kiralama ücretlerinde indirim uygulama.
  • Devletin bisiklet meraklıları için bisikletin yararlarını tanıtan, elde edilecek sağlık avantajlarının detaylarıyla bahsedildiği internet siteleri hazırlamaları..
  • Kolay sürülür trafikten uzak bisiklet yollarının bulunup planlanmasını kolaylaştıran bisiklet yolları ile ilgili internet sitelerinin hazırlanması.
  • Özellikle şehirler için gelişmiş bisiklet haritalarının hazırlanması.
  • Bisikletin sağlık artırıcı yönlerini tanıtan internet siteleri yardımıyla insanları harekete teşvik etmek.
  • Çocukların bisiklet sevgisini artırı ufak yarışmalar düzenleyip bedava bisiklet aksesuar ve oyuncakların dağıtımı.
  • Yıllık bisiklet festivalleri ve fuarları yardımıyla bisiklet kültürünün geniş kitlelelere tanıtımı ve motorsuz ulaşım günlerinin düzenlenip bisikletin çevreci yanlarının geniş kapsamda tanıtımının sağlanması.
  • Rehberli bisiklet turu gerçekleştiren firmaların sayılarının artırılması.
  • Bisiklet kullanıcılarının düzenli olarak mevcut bisiklet altyapısı ile ilgili görüşlerinin alınacağı anket ve araştırmaların düzenlenmesi.
  • İş dünyası, okullar, araştırma enstitüleri, üniversiteler, bisiklet uzmanları ve şehir yönetimleriyle bisiklet fikrinin buluşturulmasını ve koordinasyonunu sağlayacak bisiklet kurum ve konseylerinin oluşturulması.

Vergiler, park uygulamaları

  • Şehir içi ve yerleşim bölgelerinde hız sınırının 30km/saat seviyesine indirilerek trafiğin yavaşlatılması.
  • “Mesken Bölgelerinde” bisiklet kullanıcıları ve yayaların mevcut yollar üzerinde araçlar ile aynı haklara sahip olmalarının sağlanması ve hız sınırın 7km/saat (yürüyüş hızı) seviyesine indirilmesi.
  • Araçlardan arındırılmış, tek yönlü, başında ve sonunda araçların girmesini engelleyecek engellerin bulunduğu yol ve bölgelerin oluşturulması.
  • Sınırlamaların bisikletliler değil araçlar üzerine uygulanmalarının sağlanması.
  • Şehir merkezlerindeki yolların bisikletlilerin kullanımına tamamen açılması.
  • Şehir merkezlerinde hız sınırlarına yönelik kontrollerin özellikle kameralı kontrol sistemleri yardımıyla sıkı bir şekilde uygulanması.
  • Polisin düzenli ve sık bir şekilde hız kontrol mekanizmaların şehrin farklı bölgelerinde uygulaması.
  • Bisikletlilere öncelik verecek şekilde tasarlanmış gelişmiş ışık sistemlerinin kullanılması.
  • Şehir merkezlerinde sınırlı sayıda araç park bölgelerine yer verilmesi.
  • Araç ehliyetlerinin yüksek maliyetli ve zorlu sınavlar sonucu alınmasının sağlanması. Almanya’da ehliyet edinmenin maliyeti 1.500EUR seviyesindedir.
  • Belirli saatlerde şehrin merkezi bölgelerinin parka kapatılması ve sadece bölge sakinlerinin park edebilmelerine izin verilmesi.
  • Araç park yerlerinin bisiklet park yerlerine dönüştürülmesi.
  • Sadece otobüs ve bisikletlerin kullanacağı, araçların kullanamayacağı yol şeritlerinin uygulanması.
  • Özellikle daraltılmış şehir içi yollar sayesinde trafiğin yavaşlatılması.
  • Bisikletlere özel cadde, sokak ve yolların tasarlanması.
  • Bina ve altyapı çalışmalarının tamamlandığı bölgelerde yeni inşa çalışmalarına izin verilmemesi.
  • Yüksek vergiler araç fiyatlarının üst seviyede tutulması sayesinde araç sahipliliğinin cazip olmaktan çıkarılması.
  • Benzin üzerinde yüksek vergilerin uygulanması.
  • Yerel yönetimlerin yeni yapılanmalarda yürüyüş ve bisiklet yollarına ağırlık verek araç trafiğinin azaltılmasını sağlamaktadır.
  • Küçük şehirlerde dahi şehir merkezinde park etme maliyetlerinin yüksek seviyede tutulmasının sağlanması.

Ne dersiniz? Türkiye’de de bir gün çevreye saygılı, yeşil, sağlık dolu ve ekonomik ulaşım aracı bisiklet popüler hale gelebilecek mi?

Neden olmasın? Yeter ki yukarıda sayılan önlemleri inanarak, istikrarlı bir şekilde uygulayacak yerel yönetimlere bir an önce kavuşalım…

Bu Yazıyı Paylaş
[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Mixx] [Reddit] [Sphere] [StumbleUpon] [Technorati] [Twitter] [Yahoo!] [Email]



Konuyu 2Teker Forum'da Tartışın

İlginizi Çekebilecek Yazılar



2Teker RSS Üyelik 2Teker E-Bülten Üyelik

Bu yazı hoşunuza gittiyse eğer 2Teker E-Bülten üyeliği için e-postanızı bırakarak yayınlarımızı düzenli takip edebilirsiniz: