Hayattan farklı zevkler, heyecanlar edinmenin peşine mi düştünüz son günlerde? Trafikten ve “sosyal spor alanlarından uzak” özgürlüğü yeniden keşfedeceğiniz yeşil ormanları keşfe mi çıkmak istiyorsunuz? Haftasonu gerçekleştirdikleri heyecan dolu geziyi ve yeni buldukları heyecan verici patikayı ballandıra ballandıra anlatan arkadaşlarınıza mı özeniyorsunuz? Çocukluğunuza geri dönüp bisiklet üzerindeki mutlu, tasasız günlerinize geri dönmek için can mı atıyorsunuz? Siz dağ bisikleti hastalığına yakalanmışsınız. Tebrik ediyoruz. Peki şimdi ne yapacağız? Tabii ki yeni dağ bisikletinizi birlikte seçmeye çalışacağız. Başlayalım mı ne dersiniz?
Önce Biraz Ev Ödevi Yapıyoruz
Model – Marka seçimi aşamasına gelmeden önce yapmanızı isteyeceğim birkaç önemli şey var:
Eğer dağ bisikletine sık sık binen bir grup arkadaşınız var ise muhtemelen bu arkadaşlarınızla çoğunlukla bisikletinizi kullanmayı isteyeceksiniz. İyisi mi sürekli kullandıkları parkurlar ve zemin özellikleri hakkında kendilerinden bilgi edinin. Siz sorun bakın neler neler anlatacaklar, ne çok bilgi verecekler sizlere. Ne de olsa aynı “sevgiyi” paylaşıyorsunuz artık ve sizi de bir an önce aralarına almak için can atacaklar. Dağ Bisikletinizi “süreceğiniz yeri” tanıdıktan sonra sıra geldi donanım üzerine düşünmeye.
Eğer BMX geçmişiniz varsa, dağ bisikletlerini denemek istiyor ve her yükseltide hoplayıp zıplamayı düşünüyorsanız eğer uzun mesafelerde macera ve manzara peşinde koşan “arazi sürüşü” cross country dağ bisikletçilerinden çok daha farklı bir dağ bisikleti satın almanız gerekecek.
Bisikletinizi Kullanacağınız Parkurları Tanıyın
Nerede oturduğunuzu ve dağ bisikletinizle neler yapacağınızı bilemeden size marka – model tavsiye etmek doğru olmayacaktır. Eğer imkanınız varsa arkadaşlarınızdan ödünç bisiklet alarak ya da kiralayarak çevrenizde bisikletinizi kullanacağınız parkurlarda gezmeye çalışın. Kullandığınız bisiklet sizi mutlu etsin etmesin çok önemli bir bilgiye sahip olacaksınız bu sürüşten sonra: Sizi mutlu edecek bisikleti daha iyi hissedeceksiniz!..
Türkiye’de Dağ Bisikleti Model ve Ekipmanlarında Artık Sınır Yok
Önümüzdeki bir kaç ay içerisinde piyasaya girecek olan 2-3 yeni marka ile birlikte dünyanın en ünlü bisiklet markaları artık ülkemize gelmiş olacaklar. Dolayısıyla istediğiniz, gönlünüze, zevkinize uygun bisikleti bulmak sorun olmaktan tamamen ortadan kalkacak. Ancak bu durumda da kafanızın karışması, söz konusu bisiklet ve donanım çeşitliliği içerisinde kaybolmanız kuvvetle muhtemel. Bu yüzden kendinizi tanımanız, bu spordan ne istediğinizi önceden belirlemiş olmanız herhangi bir bisiklet mağazasına girmeden yapmanız gerekenlerin başında geliyor.
Kendinizi Değerlendirmeye Alın
En iyisini isteyenlerden misiniz yoksa uygun fiyata ortalama kalitede keyif sunabilecek parça ve bisiklet modelleri sizin için yeterli olabilir mi? Sade basit ve işlevsel ürünlerden mi hoşlanırsınız yoksa teknolojinin varmış olduğu noktalar mı sizin ilginizi çeker. Aldığınız bisikleti 10 yıl boyunca kullanacak tiplerden misiniz yoksa sürüş tecrübeniz, bisiklet sürüş hakimiyetiniz arttıkça vites ve donanım gruplarını yükseltmeye gitmek taraftarı mısınız?
Şu 3 Soruyu Kendinize Mutlaka Sorun
- Bisikletinizi nerede hangi amaçla kullanacaksınız?
- Bisiklet alışverişiniz (bisiklet + gerekli ekipman) ayırdığınız bütçe ne tutardadır?
- Hangi sıklıkla bisikletiniz kullanmayı planlıyorsunuz?
Bütçenizi hesaplarken bisikletin dışında, kask – eldiven – temel donanım ve giyim (şort/tayt – triko) masrafları için de bütçe oluşturmanız gerektiğini unutmayın lütfen.
Gövdede Kullanılan Alaşımlar
Dağ bisikletleri günümüzde çok farklı metal türleri ve alaşımlardan üretilmektedir. Her bir alaşımın farklı bir sürüş karakteristiği, farklı avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.Günümüzün en revaçta gövde üretim malzemesi “alüminyum”dur. Bisiklet üreticileri alüminyum üzerindeki uygulama teknolojilerini o denli geliştirmiş ve çeşitlendirmişlerdir ki “alüminyum” üzerine üzerine herkese uygun üretilmiş bir dağ bisikleti gövdesi mutlaka vardır. Giriş seviyesinden profesyonel yarış seviyesine her ortamda en fazla kullanılan gövde üretim malzemesi alüminyumdur. Yüksek rijidite – sertlik alüminyum’un temel karakteristiğidir. Nispeten yerden gelen tüm darbe ve titreşimi vücudunuzda hissetmenizin muhtemel olduğu alüminyum gövdelerde, esnemenin az olması, pedala vereceğiniz güçte kayıpların azalmasına da vesile olacaktır. iyi bir amortisör (ön – arka) ile yıllar boyu sorunsuzca kullanacağınız bir sürüş ortamını alüminyum gövde ile bulabilirsiniz. Paslanmaya dayanıklı ve darbe aldığında nispeten kullanılmaya devam edilebilmesi de önemli artılarındandır.
Eğer biraz daha klasik, gerektiğinde esneyen, canlı bir sürüş istiyorsanız eğer, Cro-Moly (krom – molibden çelik alaşım) veTitanyum’dan üretilen gövdeleri ciddiye almanızı tavsiye ederim.
Titanyum ölümsüz bir malzemedir. Üzerinde “manipülasyon” yapılması oldukça güçtür. El emeği ister ve bu yüzden çok pahalıdır. Ama özel bir dağ bisikleti edinmek istiyorsanız, canlı bir sürüş istiyorsanız üstüne az malzeme vardır.
Dağ bisikleti rüzgarı Çelik ve Cro-Moly gövdeler ile başlamıştır desek yeridir. Artık eskiye oranla yerini alüminyum üretimler almış olsa da çelik bir kadronun sürüşünden vazgeçemeyenlerin sayısı halen hatırı sayılır seviyelerdedir.
Karbon gövdeler günümüzün en “trend” en “özenilen” gövdelerini temsil etmektedir. Özel kalıplarda, onlarca karbon katmanının el emeği göz nuru üstüste serilip, yapıştırılıp fırınlanması ile üretilen “genelde” tek parça ya da “az parçalı” karbon gövdeler, gövdenin gerektiği noktalarında “müthiş bir rijidite” gerektiği yerlerinde de (çeki borusu bölgesi) esneme katsayısını yükseltebilmektedir.
Başka hiçbir alaşımda bu “manüpilasyon”u hayata geçirmek mümkün değildir. O yüzden karbon özellikle profesyonel dağ bisikleti kullanmak isteyenlerin bir numaralı tercihi durumundadır.
Bu kadar el emeği isteyen “karbon gövdeler”in üretim aşamasında %50′ye varan fire oranlarından bahsedilmektedir. Dolayısıyla bu tür kadroların fiyatları normal bir alüminyum kadroya göre 3-4 kat daha pahalı olabilmektedir.
DAĞ BİSİKLETİ TÜRLERİ
Bisiklet alırken eğilimlerinizi, hangi tür ve modellere yakın olacağınızı artık hemen hemen biliyor olduğunuzu varsayıyorum: Peki hangi tür dağ bisikletleri sizin için uygun olacak birlikte karar verelim mi ne dersiniz?
| Tür | Tanım | Özellikler | Kullanım Alanları |
| Sabit | Dağ Bisikletlerinde giriş seviyesi. Ön amortisör bulunmuyor. | Konforlu sürüş pozisyonu. Sade ve dayanıklı. | Sahilde, asfalt, düzgün stabilize yollarda sorunsuz sürüş |
| Yarı Sabit (Ön Amortisörlü) | Dağ bisikleti dendiğinde ilk akla gelen, ön maşa yerine amortisör kullanılan tüm bisikletler. | Hemen tüm arazi şartlarında kullanılabilen, eğlence ve sportif kullanım için uygun. | Artan konfor ve kontrol sayesinde zorlu zemin ortamlarında sürüş imkanı. |
| Tam Amortisörlü | Önde ve bisiklet gövdesinin arka üçgeninde amortisör bulunan dağ bisikletleridir. | Yarı sabit dağ bisikletlerinin ötesinde gövdenin arka bölümünde, arka tekerin dikey olarak yukarı – aşağı hareket etmesini sağlayan arka amortisör düzeneğine sahiptir | Mükemmel sürüş konforu ve kontrolü. En zorlu zemin şartlarında dahi sürüş kalitesini ve keyfini artıran platform. Günümüzün en popüler, en revaçta dağ bisikleti türüdür. Ülkemizde de yavaş yavaş kullanıcılarının sayısı artmaktadır |
| Serbest Sürüş |
Yarı sabit ve tam amortisörlülere benzeyen yüksek esneme paylı modellerdir. |
Güçlendirilmiş gövde, teker seti ve yüksek esneme paylı amortisörler |
Sert inişler, teknik patika sürüşleri, ufak rampalar… |
Aklınızda bulundurmanız gereken şey dağ bisikleti kullanım amacınıza ve bisikletinizi kullanacağınız alanlara uygun “dağ bisikleti modelini” seçmenizdir. Eğer yarışmayacaksanız, 9kg’lık karbon “yarış dağ bisikletine ihtiyacınız” bulunmuyor. Ya da yarışacaksanız, 12-13kg’lık bir yarı sabit ya da tam amortisörlü sizin için dezavantajlı bir ortam oluşturacaktır. Keza haftasonu arkadaşlarla konforlu, kontrollü, keyifli sürüşler planlıyorsanız, muhtemelen bir tam amortisörlü sizin işinizi en iyi şekilde görecektir.
Amortisör
Bilmelisiniz ki zaten genişçe bir dağ bisikleti lastiği (2.1-2.3″ genişlikleri) amortisör kullanmasanız bile size hatırı sayılır bir esneme imkanı sunacaktır.
Ancak kontrolün sizde olması için hata yaptığınızda düşüşlerin azaltılabilmesi için (zorlu zeminlerde) mutlaka bir amortisöre sahip olmanızda fayda var.
Amortisörler 80mm ila 220mm arasında size esneme payları sunabilmektedir. Seçeceğiniz dağ bisikleti türüne göre esneme payları da farklılık gösterecektir.
Yarı Sabit mi Tam Amortisörlü mü?
İşte dağ bisikleti satın almak isteyen bir kişinin en az bir kez düşünmesi gereken soru…
Bu soruya cevap bulmadan önce dağ bisikletinizi nerede kullanacağınız ve fiziksel durumunuz hakkında oturup ciddi anlamda düşünmelisiniz.
Hafiflik Türkiye Bisiklet piyasasında (dünya da da belli ölçüde) satılan önemli pazarlama kriterlerinin başında gelmektedir.
Soru şu: Haftada ancak 1-2 gün dağ bisikleti kullanma şansı elde edecek dolayısıyla fazla antrenman yapma imkanı bulmayan, fiziksel olarak da “çok iyi durumda olmayan” etkin sürüş zamanı maksimum 1.5-2 saat olan bir kişi “çok hafif” örneğin 9-11kg arası bir bisiklete mi yatırım yapmalı yoksa “konforlu” “etkin bir amortisör sistemine” sahip bir tam amortisörlüyü mü tercih etmeli.
Benim bu soruya cevabım tam amortisörlü yönünde olacaktır. Ha tam amortisörlüye para yetmiyorsa, ya da emin olunamıyorsa, orta seviye bir yarı sabitle (600-1000EUR arası) işe başlanması gerektiği kanısındayım.
Neden mi? Zira 9kg’lık bisiklet sizi ne o aşılması zor tepelerin zirvesine daha hızlı çıkaracak, ne yapacağınız hataları telafi etmekte yardımcı olacak ne de konforlu bir sürüş imkanını size suracaktır.
9-10kglık bisikletler yarışmak ve performans sürüşü gerçekleştirmek için üretilmektedirler ve yeni başlayanlar için çok sağlıklı bir “başlama platformunu” kesinlikle temsil etmemektedirler.
Hangi Esneme Payı?
Arazi sürüşü “cross country” yarı sabit ya da tam amortisörlü bisikletlerde 80-100mm esneme payları standart haline gelmiştir. Benim tavsiyem eğer gövde geometriniz müsait ise kesinlikle 100mm’lik esneme paylı bir amortisör edinmenizdir. Teknoloji bu denli gelişmişken 80mm ile yetinmek, ancak “elit” dağ bisikleti yarışçılarına bırakılmalıdır. Bana kalırsa onların o amortisöre bile ihtiyaçları “pek yoktur” dolayısıyla 80mm’yi tercih etmeleri gayet doğaldır.
Hafif olacak diye 80mm’lik amortisör edinmenin günümüzde hiçbir anlamı olmadığını düşünüyorum.
Keyifli konforlu sürüş için ise dünya 120-140mm aralığını tercih etmektedir. Eğer tam amortisörlü bir dağ bisikleti edinecekseniz eğer ve bu bisiketle yarışmayı düşünmüyorsanız, 120mm‘nin altını düşünmeyin derim. Bu esneme payı seviyelerinde sahip olacağınız sürüş kalitesi, kontrol ve konforu hiçbir “yarı sabit”ten edinmeniz mümkün değildir!..
140mm’nin üzeri ise genelde “serbest sürüş” ile “tepe inişi” dağ bisikletlerinde genel kullanıma sahiptir. Meraklısı iseniz tabii tavsiye edilir ancak “kayak merkezlerimiz” kapılarını bahar ve yazları biz dağ bisikletçilerine açmadıkları sürece Türkiye’de bu türlerin gelişmesi bana biraz hayal gibi geliyor.
Çekiş – Vites Sistemleri
Günümüzde bisiklet vites sistemi teknolojileri son 4-5 yılda inanılmaz aşamalar katetmiş bulunuyor. Yol bisikletlerinde elektrik enerjisiyle çalışan vites sistemlerinin profesyonel kullanıma açıldığı günümüzde, dağ bisikleti çekiş sistemleri de giriş seviyesinden profesyonel seviyelere büyük bir çeşitlilik göstermekteler.
Günümüzde dağ bisikletine özel vites sistemi geliştiren 2 büyük Donanım Firması bulunuyor: Shimano ve SRAM.
Shimano Türkiye’ye Ebsat tarafından ithal edilirken, SRAM markasını Marintek firması ithal etmekte.
Eğer Shimano vites sistemleri hakkında bilgi almak isterseniz, Ebsat sirmesi, resmi sitesinde Shimano’nun en son ürün kataloğunu internet üzerinde incelenebilir ve bilgisayarınıza indirilebilecek formatlarda sunmuş bulunuyor.
Her iki büyük firmanın ürettiği vites sistemlerini aşağıdaki tabloda sizlere özellikleriyle tanıtmaya çalıştım.
| Grup | Seviye | Özellikler | Sürüş Kalitesi |
| Acera (Shimano) 3.0 (Sram) |
Giriş |
24-vites,yeterli frenleme ve vites geçiş kalitesi |
iyi fiyata bisikletin hatasız vites geçişini ve frenlemesini sağlayacak seviye asgari seviye |
| Alivio (Shimano) SX4 (Sram) |
Aktif Kullanıcı |
24-vites, yeterli frenleme ve vites geçiş kalitesi, güzel görüntü |
Acera’dan biraz daha hafif benzer özelliklere sahip |
| Deore (Shimano) X5 (Sram) |
Sportif Kullanışa Giriş |
27-vites, doğada sportif kullanıım için asgari seviye… |
üst seviye sistemlere geçişte önemli nokta. Amatör keyif sürüşünden sportif sürüşe geçiş noktası |
| Deore LX (Shimano) X7 (Sram) |
Ciddi Dağ Bisikletçiliğine Giriş |
27-vites, çok iyi fren tutuşu ve vites geçiş kalitesi, oldukça hafif, iyi görünüm ve dayanıklılık (2009 yılından itibaren SLX olarak gezi kategoris vites grubu haline dönüştü) |
Neredeyse XT kadar iyi performansa sahip yarı profesyonel |
| Deore XT (Shimano) X9 (Sram) |
Yarış Performansı |
27-vites, hafif, yarış ortamında, zorlu koşullarda üstün performans.yüksek dayanıklılık, çok iyi görünüm. |
XTR kadar iyi çalışan, XTR’a göre biraz daha ağır. Ciddi sportif sürüş isteyenlerin değişmez çekiş sistemi. Dağ bisikletinde ciddi iseniz başka gruba pek bakmayın |
| XTR (Shimano)
XO (Sram) |
Profesyonel |
27-vites, çok hafif, çok dayanıklı, hatasız ve profesyonellerin kullanımı için tasarlanmıştır. |
Dünyanın en hafif, en perfornanslı dağ bisikleti vites grubu. |
Bu vites grupları içerisinde size uygunu hangisi merak ediyorsanız işte size tavsiyelerim:
- Eğer sahilde, düz zeminde dağ bisikletinizi kullanmak arasıra kıra bayıra çıkmayı amaçlıyorsanız, Acera – Alivio serileri sizin için gayet yeterli olacaktır. Bu vites sistemlerinin donanım fiyatları oldukça uygun seviyelerdedir. Zaman içerisinde spordan hoşlanırsanız eğer, böyle bir yatırımla üst seviye sistemlere geçişte fazla para kaybetmemiş olur, giriş sermayenizi emin olmadığınız üst seviye donanımlara yatırmamış olursunuz. Kim bilir belki de dağ bisikleti size göre değil? Hoşlanmayacaksınız. Neden daha fazla para harcayasınız ki?
- Eğer sportif amaçlı dağ bisikleti kullanmak istiyorsanız, bu benim sporum diyenlerdenseniz, ilk alışverişinizde Deore vites sistemi sizin için yeterli olacaktır. Bu vites sistemi 27 vites sayısına sahiptir ve üst seviye vites serilerinin amatör bir kopyasısıdır. Vites sistemini kullanmayı, ayar yapmayı Deore vites grubu üzerinde öğrenip XT sisteme geçiş bana en mantıklı yaklaşım gibi geliyor.
- Bu seviyelerde 600-700EUR’luk bir bisiklet edinmeki 1000-1200EUR’luk bisiklet edinmeye göre akılcı bir alışveriş yöntemi olacaktır. Muhtemelen çoğu bisiklet markası 600-1200EUR’luk dağ bisikleti modellerinde aynı ya da çok benzer gövdeler kullanmaktadır. Bu fiyat seviyelerinde “iyi bir amortisör” edinmek de pek mümkün olmadığına göre genel sürüş keyfi anlamında, muhtemelen mevcut tecrübenizle 600EUR seviyesi bisikletlerle arzu ettiğiniz keyfi yaşayabileceksiniz ve 1000EUR seviyesi bisikletle elde edeceğiniz sürüş tecrübesi, 600EUR’luktan pek de farklı olmayacaktır. Aradaki farkı daha iyi bir teker setine ya da amortisöre, üstünüze başınıza harcamak bence akıllıca bir seçimdir.
- İlk bisiklet alışverişinde bisikletin vites sistemine değil, gövde, teker seti ve amortisöre yatırım yapmaya özen göstermelisiniz…
Shimano mu SRAM mı? Kesinlikle aralarında bir kalite ya da performans farkı bulunmayan bu iki büyük vites sistemi üreticisi arasındaki seçim ikilemi Mercedes mi BMW mi? ikilemine tıpta tıp benzemektedir.
Kim diyorsa ki “biri diğerinden iyidir” doğru söylemiyor bilmenizi isterim.
V-Fren Mi disk Fren Mi?
Bildiğiniz üzere iki farklı fren tipi bulunuyor dağ bisikletlerinde. V-Fren ve Disk Frenler.
600EUR seviyelerine kadar satın alacağınız bisikletlerde V-Fren bulunması büyük ihtimaldir. Daha sonrasında ise yer yer mekanik disk frenler ve daha sonra da 1000EUR’lardan itibaren hidrolik frenler.
Eğer standart bir kullanıcıysanız, yeni dağ bisikletini öğreniyorsanız, sürüşleriniz 1-2 saatleri pek aşmıyorsa ve bütçeniz biraz kısıtlıysa V-Frenler ile başlamanızı tavsiye ederim zira 600-1000EUR seviyelerinde kaliteli disk fren modellerine rastlamanız neredeyse imkansızdır.
Ben mutlaka disk fren alacağım diyorsanız eğer, Mekanik frenler yerine hidrolik frenlerin orta ve üst modellerini tercih etmenizi tavsiye ederim.
Mekanik frenlerde tek tavsiye edebileceğim modeller Avid frenlerinin BB5 ve BB7 modelleridir. Onun dışında giriş seviyesi hidrolik frenleri kesinlikle tercih etmemelisiniz.
Bisiklet seçiminde giriş seviyesi hidrolik frenler bir tercih sebebi olamaz.
Peki hangi modeller tercih edilmeli?
Shimano’da LX ve üstü, SRAM’da ise Juicy 5 ve üstü hidrolik frenleri seçmeye bakın derim. Daha düşük disk frenlerde, disk sürtmesinde, ayar yapma zorluklarına, güç kayıplarından, yeterli performansı hiçbir zaman elde edememeye orta ve uzun vadede pek çok sorun sizi bekleyecektir.
Bu konuda sakın ha bütçe yapayım demeyin. Para yoksa, V-Frenler uzun süre sorunsuz size hizmet edeceklerdir!
Teker Setleri
Dağ bisikleti seçiminde belki de en göz ardı edilen donanım parçalarıdır teker setleri. Dönen kütledeki fazladan ağırlık tahmin edebileceğinizden çok daha fazla sürüş kalitesi üzerinde etkilidir.
Siz siz olun, gövdeden sonra yapacağınız ana yatırımı öncelikle teker setleri (ve lastik sistemleri) üzerinde yoğunlaştırın.
Giriş seviyesi bisikletlerde 2200-2800gr, orta seviye dağ bisikletlerinde 1900-2200gr seviyelerinde oluşan teker seti ağırlıkları, üst seviye bisikletlerde 1200-1400gr seviyelerine kadar düşmektedir. Girişten profesyonele teker setlerindeki hafiflik farkı çoğu zaman 1.5kg’a kadar ulaşabilmektedir. Dönen ağırlık olarak düşünüldüğünde çok ama çok önemli bir fark bu…
Şunu da unutmamalısınız, iyi örülmüş, kaliteli parçalar üzerine kurulu bir teker seti size çok uzun zaman hizmet edecektir (belki 10 yıl)… Örnek mi? Hesaplı Bisiklet Teker Seti Nasıl Kurulur yazımızı bir inceleyin isterseniz.
Lastikler
Dağ bisikleti dünyasında belki de en fazla çeşit barındıran donanımlardandır dağ bisikleti lastikleri ve sürüş kalitesi ve güvenliği üzerinde belki de en etkin olanlardan.Hafifliği bisiklet lastikleri üzerinde arayanlar yanlış yapıyorlar öncelikle onu belirtelim. Yarış seviyesinde 450-500gr’lar, genel kullanımda 500-650gr gayet yeterli seviyeler.
Tubeless (iç lastiksiz) patlamaya dayanıklı lastikler, Tubeles uyumlu UST jant setleri üzerine kullanılabiliyorlar ve müthiş avantajlara sahipler.
Ancak günümüzde klasik teker setinizi ve lastiklerinizi tubeless sisteme dönüştüren inanılmaz başarılı ürünler artık Türkiye’de de satışa sunulmuş bulunuyor.
Lastik patlamasından kimse hoşlanmaz. Patlamayan lastik istiyorsanız eğer ve Tubeless jantlara sahip değilseniz bu ürünlerden mutlaka teker setlerinizde kullanmalısınız derim.
İşte Patlamayan Teker Seti Nasıl Kurulur Yazımız. Okuyun, inceleyin. Aklınıza takılan sorular olursa, 2Teker Forum’da bizlere sorun. Bu güzel olanaktan tüm dağ bisikletçilerinin yararlanmasını gönülden istiyorum.
Konfor İçin Detaylar
Size uygun olmayan bir dağ bisikleti satın almamak ilk önceliğiniz olmalı. Bedeninize uygun gövde boyunu seçtikten sonra, sıra geliyor ince ayarları yapmaya. Nasıl yapacaksınız? İşte bu parçalarla…
Gidon
2 temel gidon türü bulunuyor dünyada. Yükselen “riser” eğimli gidonlar ve düz gidonlar. Düzleri daha çok performans sürüşü ve yarıştan hoşlananlar kullanıyor genel teamül olarak. Kontrol konusunda hata kabul etmeyen bir gidon türüdür düz gidonlar.
Yeni başlıyorsanız eğer “riser” yukarı ve geriye eğimli gidonlar, daha dik oturmanızı, bisiklet üzerindeki kontrolünüzü daha üst seviyelere çıkaracak gidon türüdür. Yeni başlıyorsanız, belinizde, sırtınızda sorunlar varsa “riser” gidonları tercih edin derim. Bunların da 2-3 farklı eğim açısı bulunuyor. En fazla yükselen modeller “Tepe inişi” en az eğimliler ise “arazi sürüşü” için üretiliyorlar. Karar sizin. Bisiklet satın alırken bu parçaları denemeye çalışın bisikletiniz üzerinde.
Sele
Dağ bisikletinde en kişisel parçadır seleler. Kimileri burada da hafiflik yoluna giderler. Zamanında benim de düştüğüm bu hataya kesinlikle düşmeyin derim. İlk 1 saatten sonra gerek rahatsızlık, gerekse güç kaybına neden olan sizi “yeterince desteklemeyen” hafif sele modellerinde uzak durun. 200-275gr aralığı selede kabul edilebilecek ağırlıklardır. Yumuşaklığı nispeten yüksek, fazla geniş olmayan, ucu nispeten sivri olmayan modelleri denemeye çalışın.
Türkiye’de Selle Italia markası Aslı Bisiklet Tarafından ithal edilmekte. Oldukça kaliteli modeller sunan bu markada mutlaka beğeneceğiniz size uygun bir model bulacaksınızdır.
Pedallar
Genelde dağ bisikletleri platform – standart pedallar ile sunulurlar. Giriş seviyesinde zaten “kilitli” pedallar ilk başta seçim olamayacağı için bu gayet doğaldır. Zaman içerisinde, viteslerle ve genel bisiklet kontrolü ile sorunlarınızı ortadan kaldırdıktan sonra bisikletinizde yapacağınız ilk yükseltme kilitli pedallar olmalıdır.
- Kayıpsız pedal çevirimi
- Sorunsuz bisiklet kontrolü
- Her hava koşulunda, pedaldan ayakların kayma sorununun ortadan kalkması









Daha teknik içerikli yazıların ardından,tavsiye ağırlıklı böyle bir yazıya ihtiyacım vardı.iki haftalık araştırmanın sonunda kafam bir hayli bulanmıştı ki bu yazıyı okuduğumda adeta ilaç gibi geldi.Teşekkürler
Tamer bey yazıyı beğendiğinize sevindim. Teknikten öte tavsiyenin önemine her zaman inanmışımdır…
cooook guzel ama cok da pahali bir dag bisikleti
gerçekten bilgilendirici ve kafamızdaki soru işaretlerini giderebilecek bir yazı olmus.bu tavsiyeler benim içinde dağ bisikleti seçimimde son derece faydalı olacak.teşekkürler
600 – 1000€ arası tavsiye edebileceğiniz bir marka veya model var mı acaba?
Bu tip bisiklet satan dükkanlar istanbul’da nerelerde vardır?
Gokay selamlar. Kalburustu bisiklet mağazalarına anasayfa menusundeki bisiklet mağazaları linkinden ulaşabilirsin. Her markanın bu seviyelerde çok güzel modelleri. Gezip kendin karar vermelisin!