
Daha az araç daha çok bisiklet sür. Son yıllarda dünyada güçlenen trend bu… 1 Litre benzinle 9km mesafe katedebilen bir araç, her 2km’de bir 500gr kadar karbon emisyonu yaratıyor biliyor muydunuz? Her hafta sadece 1 gün bisikletle evden işe giderek, yılda yaklaşık 5ton karbon emisyonunun havaya karışmasını önleyebiliyor standart bir bisiklet kullanıcısı. Tabii benzer bir etkiyi bisiklete binmeden toplu taşıma araçlarını kullanarak, yürüyerek yani kendi gücünüzü kullanıp bir yerden bir yere giderek elde edebiliyorsunuz. Bizim işimiz işin bisiklet boyutunu işlemek. Şöyle başlayalım isterseniz: Bisikletin ulaşım amacıyla daha sık kullanımına yönelik bir hayat tarzı değişikliği gitmemiz sadece mavi gezegenimize değil, kişisel sağlık ve gündelik hayatlarımıza da farklı bir kalite katacaktır!.. Biz bisikletçiler eğer bir araya geliphayatımızda böyle bir değişikliğe gidersek gerçekten fark yaratabiliriz!..
İyi güzel… Böylesine yadsınamaz bir gerçek var karşımızda peki hangi tür bisiketlerle şehir içerisinde ulaşımımızı en etkin ve zevk alacak şekilde gerçekleştirebiliriz?
Cevap tabii ki şehir – ulaşım bisikletleri ingilizce tabirleriyle Urban – Commuting bisikletleri.
Bu yazımızda dilimiz döndüğünce yeni bir bisiklet satın alırken neden şehir bisikletlerini tercih etmemiz gerektiğine dair ipuçları vermeye çalışacağım.
İşte başlıyoruz…
1. Şehir Bisikletleri Ucuzdur
Standart bir bisiklet şehir bisikleti genellikle 250-750EUR fiyat aralıklarında son kullanıcıya sunulmaktadır. Çoğu dağ bisikletinde görülen ön amortisörün, sürülen zeminin çoğunlukla asfalt ve temiz olması nedeniyle kullanılmıyor oluşu, hafiflikten çok dayanıklılık ve işlevselliğin ön planda tutulması, şehir bisikletlerinin fiyat etiketlerinin nispeten mütevazı seviyelerde oluşmasını sağlamaktadır.
2. Şehir Bisikletleri Hayat Tarzınızı ve Kişiliğinizi Ön Plana Çıkarır
Gidin şehrinizdeki kalburüstü bisiklet mağazalarından birine girin ve size ellerindeki şehir bisikleti modellerini göstermelerini rica edin. Karşılaşacağınız modellerin büyük çoğunluğunun kişiliğinizi ve sizi ön plana çıkaracak sade – gösterişsiz renklere ve tasarımlara sahip olduklarını göreceksiniz. Ulaşım için kullanılacak bir bisiklette çoğunlukla gündelik kıyafetlerin kullanılacağını bilen bisiklet tasarımcıları, “sizi ön plana çıkaracak” renk ve modeller üzerinde çalışmaya özen göstermektedirler. Eğer bisiklet kullanımının dikkat çekeceğini düşünüp bisiklet sürmeye çekinen bir kişilikseniz şehir bisikletlerini denemelisiniz.
3. Bakım Onarımı, Ayarlaması Kolay Bisikletlerdir
Bisiklet teknik bir araçtır. Buna hiç şüphe yok! Ancak kullanılan teknolojinin uzay teknolojisi olmadığı da gerçektir (çoğunlukla). Hafiflik ve performansa yönelik kullanılan bisiklet teknolojilerinin oranı ne kadar yükselirse, ulaşımda sorun ile karşılabilme ihtimalinin de o kadar yükseleceği yadsınamaz bir gerçektir. Dolayısıyla şehir bisikletlerinde teknolojinin ötesinde işlevsellik ön plana çıkarılmaya çalışıldığından, size en az sorun çıkaracak donanım, aksam ve gövde yapısının kullanımına özen gösterilmektedir. Özellikle günümüzde, “göbekten vites” sistemlerinin iyiden iyiye gelişmiş olmaları, zincir yerine kayış bazlı çekiş sistemlerine geçilmeye başlanması ve tek vites uygulamaları hep şehir bisikletlerinin uzun süreler “neredeyse” sorunsuz çalışabilmelerine yönelik iyileştirme ve geliştirmelerdir.
4. Ulaşımda İhtiyacınızı Fazlasıyla Karşılarlar
Gündelik mutlaka yanınızda bulunması gereken eşyaları rahatça taşıyabilmeniz, çanta, paket ve benzeri şeyleri rahatça üzerine sabitleyebilmeniz için şehir bisikletleri, gerekli bagaj düzenekleri ve bağlantı altyapısıyla birlikte sunulmaktadır. Uzun yola mı çıkacaksınız? Yan çanta, heybe mi takacaksınız? Bisiklet römorku mu kullanacaksınız? Bir şehir bisikleti aldığınızda tüm düzenek hazır olarak elinizin altında olacaktır!.. Bunun ötesinde, göbekten kendinin şarj eden ışık sistemler, kendinden vites aralığını bulan otomatik vites grupları son yıllarda sıkça gördüğümüz uygulamalar olarak karşımıza çıkmaktadır.
5. Her Tür Hava Koşulunda Kullanım
Yağmur Tanrının bir nimeti. Hele ki son yıllarda iyiden iyiye arar olduk onu. Peki yağmur yağdı bisiklet lastiklerimizden üzerimize sıçrayacak çamur, kir ne olacak. Çoğu şehir bisikleti bu olasılık düşünülerek tasarlanmaktadır. Bir kısmının üzerinde çok şık çamurluklar ve zincir yağından paçalarınızı koruyacak zincir korumalar gelmekle birlikte hemen tüm şehir bisikletleri çamurluk takabileceğiniz gövde üzerindeki delik ve yuvalarla sunulmaktadır.

6. Şehir Bisikletleri Zayıflatır
Çok farklı bir kullanım karakteristiği olan şehir bisikletleri sade ve basit kullanım için nispeten az sayıda vites ile sunulmaktadır. Bahsettiğim yol ve dağ bisikletlerinde karşılaşacağınız 21-24-27 vites kombinasyonları değil yanlış anlamayın!.. Vites ayarı ve zincir atma derdinden tümüyle kurtulabilmek için bisiklet üreticileri son yıllarda şehir – ulaşım bisikletlerini göbekten vitesli ya da vitezsiz – tek vitesli olarak üretme yoluna gitmektedir.
Bu durum Rohloff vites sistemlerinde 14, diğer göbekten vites sistemlerinde (SRAM – Shimano vb.) ise 3 ya da 8 vites seçeneklerini sunma sonucunu doğurmaktadır. Haliyle eğimli, iniş çıkışlı güzergahlarda uzun süre kullanılacak şehir bisikletleri, ilk başlarda sizi alışık olduğunuz “hafif – kolay vites” oranlarının üzerinde vites kullanımına zorlayabilecek, bir süre sonra ise vücudunuzun bu yeni zorluk seviyelerine alıştığını göreceksiniz. Eğer daha iyi bir bisikletçi olmak, zayıflamak, form tutmak ve sıkıcı gündelik ulaşım rutininizden kurtulmak istiyorsanız şehir bisikletlerinin eşsiz olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.
7. Şehir Bisikletleri Hafiftir
Önde amortisör yerine düz bir maşa, dönen kütle teker setlerinde geniş ve tırnaklı ve ağır dağ bisikleti lastikleri yerine düz yol tipi, yağmurlu havalar için su kanallarına sahip lastikler kullanıldığında, söz konusu bisiklet nispeten seçkin bir bisiklet gövdesi – kadro üzerine kurulu olmasa dahi benim diyen dağ bisikletlerine yakın ağırlıklarda hatta onlardan da hafif olacaktır. Hele bir de bisikletiniz gerçek bir tek vites ise yani önde tek bir aynakol dişlisi arkada ise tek bir vites dişlisi bulunuyorsa, ulaşım amaçlı bu 2Teker’in ağır olarak nitelendirilebilmesi pek mümkün değildir.
8. Çalınınca Üzülmezsiniz
Lafın gelişi söyledik tabii ki üzerinde günler, haftalar ve sayısız kilometreler katettiğiniz bisikletiniz çalındığında üzüleceksiniz üzülmesine ancak bu üzüntü, 1000EUR ve üzeri fiyatlara satın aldığınız, favori haftasonu bisikletinizin çalınmasına oranla çok daha düşük seviyelerde olacaktır. Öyle değil mi?
Unutmayın! Bu bisikleti performanslı sürüşten öte ulaşım ve sağlık için kullanacaksınız. Dolayısıyla bisikletinizin fiyatının 500EUR‘ları hele de 2. el alırsanız (ki salt ulaşım için kullanacaksanız tavsiye ederiz) 300-400YTL seviyelerini geçmeyecek olması, bisikletiniz çalındığında bir ikinci şehir bisikleti alma konusunda sizi tereddüte düşürmeyecektir.
9. Çevreye Örnek Olacaksınız
Bisikletli ulaşımı hayatınıza iyiden iyiye sokup düzene koyduğunuzda, çevrenizde, iş arkadaşlarınız arasında ve aileniz tarafından neredeyse bir kahraman, özel bir kişilik, başta kendisine olmak üzere doğaya, vatana, millete yararlı ve saygılı bir insan olarak anılmaya başlayacaksınız. Gündelik hayatın boğuşmacası ve mücadelesi içerisinde, çevremiz için, ülkemiz için en azından bunu yapabiliriz diye düşünüyorum ne dersiniz? Bisikletli bir dünya için denemek hiç fena bir fikir değilmiş gibi geliyor bana…
10. Bütçenize ve Sağlığınıza Büyük Katkı
Eğer Türkiye’de yaşıyorsanız ve ulaşımınızı arabanız ile gerçekleştiriyorsanız, hele bir de İstanbulluysanız, katedilen mesafeye bağlı olarak en az 1- 2 depo benzin aylık tüketiminiz oluyordur diye tahmin ediyorum. Dünyanın en pahalı benzinin satıldığı ülkeler arasında Türkiye’nin başı çektiği düşünülürse ve toplu taşımanın bu denli zayıf olduğu ülkemizde, bisikletin bu denli az kullanılıyor olması (bisiklet yollarının eksikliğine rağmen) benim kolay anlayabildiğim, kabul edebildiğim bir şey değil kusura bakmayın lütfen. Bir de genel nüfusun alım gücünün pek de yüksek olmadığı dikkate alınınca bu acı gerçek daha da bir çarpıcı oluyor insanımız açısından.
Diyelim bir şehir – ulaşım bisikleti aldınız…
İşin getirisine bakacak olursak, vereceğiniz 350-400EUR’luk ilk yatırım (bisiklet fiyatı + kask + eldiven + yedek lastik + tamir kiti + ışık – çakar) ve yıllık olası 100EUR’luk tamir bakım masraflarıyla bisikletli yaşamın size ilk yıl maliyeti 400-600EUR civarında olacaktır.
Peki bu maliyete katlanarak neler elde edeceksiniz? Bir kere inanılmaz etkili bir sağlık sigortasına sahip olacağınızı bilin lütfen. Öyle ki vücut direnciniz katedeceğiniz her km ve sele üzerinde geçireceğiniz her yeni günde misliyle artacak, daha az hastalanacak, kendinizi her zamankinden daha zinde hissedeceksiniz. Diyet yapmaya gerek kalmadan, zayıflamanız ve ideal kilonuzu korumanız da cabası.
Olası hastalıklar için harcayacağınız ilaç ve doktor parası cebinizde kalacak! E bir de ayda çeyrek depo tasarruf edeceğinizi düşünsek (haftada bir iki gün en azından tek yönlü işe bisikletle gitseniz) yıllık tasarrufunuz en azından 3 depo benzin = 600YTL seviyelerinde olacaktır. Az mı? Hiç de değil!..
İlk yıl kaba hesapla zaten ilk maliyeti çıkardınız. Üstüne üstlük tüm sürüşleriniz esnasında benliğinizi kaplayacak özgürlük duygusu, mutluluk ve stres katsayısı azalmış keyifli bir gündelik hayat yanınıza kar kalacak?
Daha ne duruyorsunuz gidin ve hemen kendinize bir şehir bisikleti alın!.. Hem doğaya hem de hayatınıza bir an önce olumlu katkı yapmaya başlayın…











cok guzel ifade edilmis, ancak madde 8 olmamis. ucuz da olsa butunlestiginiz bisiklet ki zaman icinde size ait pek cok ozelligi tasimakta, calindiginda uzulmemek hatta ofkelenmemek mumkun mu? bence bu madde cikartilmali.
Ben de duygularınızı söze dökmeye çalıştım Mustafa bey orada ama çalınınca da yapılacak birşey olmuyor. Ulaşım amacıyla kullanılan bisikletlerin çalınma olasılığı da ne yazık ki sportif amaçlı bisikletlere oranla hayli fazla…
dogru, bu hirsizlik isi zaten cok uzucu. o nedenle bisikleti mutlaka birine emanet etmeden birakamiyorum. gemide bile gozumun onunde durmasina ozen gosteriyorum. internetten cok anlamli bir foto gelmisti, adam bisikletini on ve arka tekerden baglamis, calinmasin diye. hirsiz tekerleri birakip kadroyu almis :((
Ben de Roma da görmüştüm birkaç yerde. Ön teker direğe bağlı bisiklet ortada yok… :)
Spor amaçlı bisiklet almak istiyorum. Günde yaklaşık 1 saat binebilirim. Tafsiye edebileceğiniz model, marka, fiyat, vb. özellikleri yazar mısınız?
Saygılar
Merhaba Erdal. Spor amaçlı derken bisikleti sürmek istediğin zemini belirtmemişsin. Muhtemelen asfaltta bineceğini tahmin ederek bir şehir – fitness bisikleti satın almanı tavsiye edeceğim. Trek’te FX serisi, Specialized’da Sirrus ve Marin Şehir Bisikleti (http://2teker.com/2008/10/16/marin-gezi-bisikletleri-turkiyede/) modellerine göz atmanı tavsiye ederim. 400-500 eur seviyeierinde 700cc modellerle hem hızlı hem de keyifli sürüşler yakalamanız mümkün. Eğer dağda bayırda da binerim derseniz tabi bu durumda dağ bisikletleri de bir alternatif olabilir. İnce tekerler kullanarak asfaltta, üzerlerinde gelen tekerlerle de ormanda sürüş yapabilirsiniz.
Bu tür bir soru geldiğinde seçenekler o kadar fazla ki ufak bir araştırma yaptıktan sonra detay sorularınızı almayı da isterim doğrusu. Hoşunuza giden modeller olursa onlar arasından seçim yapmak belki daha kolay olacaktır.
Merhaba Edirne’den Ferdi;
Şehir bisikleti için küçük bir araştırma yaptım ve yazınızı da okudum.Bende bir şehir bisikleti edinmek ve işime bu bisikletle gidip gelmek istiyorum.Bu konuda çok bilinçli olmadığım için sizden tavsiye rica edicem.
Genel olarak ;
28 inç, sukanallı, dişsiz, ince tekerlekleri olan
Yazınızda ki cannondale toring gibi gidonlu
Trek allant gibi çamurlukalrı az da olsa bir bagaja sahip
8 vitesli farklı fiyat aralıklarında bir kaç bisiklet önerebilirmisiniz?
Şimdiden teşekkür ederim.