İlginizi Çekebilecek Yazılar

2Teker Yayınlarını Düzenli İzleyebilmek İçin Bültenimize Üye Olun

RSS Üyelik E-Bülten ÜyelikTwitter Üyelik

Emre Yıldırım

Emre Yıldırım, alternatif sporların, aktif yaşam tarzlarının gündelik yaşamda daha iyi tanınıp yer edinebilmesinin önemine inanan, bu yönde projeler üreten bir bisikletseverdir. “Bisiklete Dair Herşey” sloganıyla yayın hayatını sürdüren 2Teker.com’un editörlüğünü sürdürmekte olan Yıldırım, internetin, dağ bisikleti sporunun ve alternatif doğa sporlarının Türkiye’de yaygınlaşması ve geniş kitlelere ulaşabilmesi için kullanılabilecek en güçlü araçların başında geldiğine inanmaktadır..

16 responses to “Haftanın Sorusu: Bisiklet Ama Hangisi? Dağ – Yol – Şehir?”

  1. kayhan arıca

    Benim tercihim üçü birden giant (ultegralı) yol bisikleti, red bull kadroya topladığım iniş bisikleti, azonic kadroya topladığım hardtail’im var. Bir tanede vintage şehir bisikleti edineceğim.

  2. mustafa ilkuçan

    Benim bir dağ bisikletim var,uzun zaman ona bindim,sonra eski bir raleigh şehir bisikleti topladim,ikisini birlikte kullandım.Ama son topladığım kontrapedal,tek vites bisikletim ikisinin pabucunu dama attı.Yani cevabım tekvites.

  3. Enes ŞENSOY

    Nedendir tam bilmem ama mtb ile başladık mtb ile devam ediyorum.Bundaki en büyük faktör herhalde arazide dolaşmayı, gidilemeyen yerlere gitme isteğimin ağır basmasından kaynaklanıyor. Ama artık çok günlü turlar yapmaya çalışıyorum.Yola daha yatkın bir bisikletimin olmasını isterdim fakat şuanki bisikletime bile zor para yetiştirirken ne yazıkki bir yol bisikleti veya tur bisikleti alabilmemin şuanlık imkanı yok.O yüzden elimdeki mtb bisikletimi parkura göre özelleştiriyorum.Yol bisikleti modu için michelin xc road 1.40 lastik kullanıyorum.Uzun turlar için şuan elimde schvalve marathon 1.75 lastik, arazi için Tıoga factory 1.95 lastik kullanıyorum. Arazi lastikleri ile teknik iniş yaparak freeride zevkini bir miktarda olsa yaşamaya çalışıyorum.Tabii bu yaptığım küçük adaptasyonlar bana bir yol bisikleitnin veya tur bisikleitnin zevkini tam anlamıyla yaşatmasa da imkanlar doğrultusunda bunla idare ediyorum. Aslında hafif bir full süspansiyon bi kadroya geçsem freeride disiplininde biraz daha fazla zevk alabilirim. Neyse kendi paramızı kazanmaya başlayalım bakalım zaman neler gösterecek :)

  4. Mgnus

    Merhabalar,
    Ben daha 2-3 aylık aktif bir mtb kullanıcısıyım.Benim görüşlerim ne kadar gerçekçi olur bilmiyorum ama ben 2-3 aylık deneyimlerimi paylaşayım.
    Ben bisikletimi hem dağlarda vb zorlu arazilerde kullanmak ve uzun gezi turlarında kullanma hayali ile aldım ama bunun hayal olduğunu gördüm.Bence 26″ mtb ile şahirler arası tura çıkmak boşa zaman harcamaktan başka bir şey değil.Gerek geometrisi , gerek teker boyutu vb vb sorunsallar bu teoriyi gerçek dışı yapıyor.

    Bence her işe uygun kullanmaktansa her işe ayrı bisiklet almak gerekli.Eğer sizde bisikletini odasında saklayanlardansanız bence yer derdi olmayacaktır.
    Ben şuan kullandığım mtb’nin geometrisi ve Dart2 maşası dışında herşeyinden memnunum.
    Uzun turlarda kullanmak için kendime bu transporter dedikleri.Mtb ile yol bisikleti melezi bir ürün almayı düşünüyorum.700cc tekerle ,kilitlenebilir 50mm çalışma mesafesine sahip hafif bir maşa çok verimli bir bileşim olacaktır.Bu türde aklıma gelen Scott’ın sporster serisi ve Trek’in Navigator serisi …Aşağı yukarı aynılar ama tercih yaparken mtblerde yaptığımız gibi geometrisine ve bileşenlerine dikkat etmekte yarar var.

    Şimdilik böyle bir düşüncem olmasada , ilerde eğer bisiklet hayatıma daha fazla girmeye başlarsa yine bir melez olan “urban” tarzında tek vitesli/sabit kadrolu bir bisiklet güzel olabilir.Ben fosil yakıtlı taşıt kullanmasamda günlük bolca yürürüyorum ve toplu taşıma araçları ile idare ediyorum.Eğer güzel bisiklet yollarımız olsa bu şekilde şehiriçi ulaşımımı bisikletle yapsam çok güzel olur.Tabi sürücülerin de mucizevi şekilde bilinçlendirilmiş olması lazım.

    Bu güne kadar hiç yol bisikleti denemedim.Denemeyide düşünmüyorum.Bence “Urban” serisi varken onlara gerek yok.

  5. Mgnus

    Merhaba Emre,
    Baştada söylediğim gibi ben 2-3 aylık tecrübelerime dayanarak yazdım.Ama ben kendi fikrimin temelini anlatayım.
    Senle boyumuz aşağı yukarı benzer.Benzer kadro ebatı kullanıyoruz…
    Sportif olarak kullandığımız 17-18″ Mtblerimiz gayet iyi olsada kadro geometrisi gereği bence uzun yolda kullanıma uygun değiller.Bizim bir arkadaşta Scott Sportster p5 var. 20″ uzun yollarda çok elverişli olacağına inanıyorum.Tabi 700cc ile 26″‘ın uzun yoldaki fakından bahsetmeye gerek yok.Tabi amortisör vs vs…
    Dediğin gibi evde iki bisiklet bulundurmaktansa bisikletin yedek parçalarını bulundurmak da mantıklı.Eğer bu şekilde düşüncem olsa ve bir köşede harcanmayı bekleyen param ben şu kadroyu alırdım.Bu gazoz açacağı olayıda çok hoş :)
    http://2teker.com/2008/10/29/dunyanin-en-iyi-yari-sabiti-ibis-tranny/

  6. MUSTAFA YETİS

    Bisiklet icat edilen en inanılmaz en harika araç.İnsan enerjisini gücünü bukadar verimli kulanan ulaşım ve spor aleti henüz yok.Bu zaman diliminde böyle mükemmel bi aletle yaşadığımız ve ona sahip olduğumuz için çok şanslıyız.Bisiklete binin de hangisini seviyorsanız ona binin.Dağ bisikleti ile tura çıkacaklara tavsiyem:Asvalt lastikleri takın.Arka dişliniz 11 den başlasın 34 megaranj ön yani ayna dişliniz 28 38 48 makro olsun.Yolda en dik yokuşları yükünüzle rahat çıkarsınız inişlerde eğer isterseniz 90 km. hıda pedalınızı çevirebilirsiniz.City bike için aynı özellikler uygun.Sevdiğiniz bisiklete binin.Sağlık ve mutluluklar hepinize.Ankara dan sevgiler.

  7. Enes ŞENSOY

    Mtb yi tur bisikleti olarak kullanma konusunda deyineceğim. Gökova Pedallarımın Altındaa Bisiklet Bululuşmasında (GPA2) 10 km kadar Scott Sportster marka bisikletin bi modelini test etme imkanım oldu.Teker çağının verdiği bir hızlanma güdüsünden bahsetmek gerek.Ayrıca bisiklet sırtında daha dik pozisyonda duruluyor.Millete kamyondan taksilere tepeden bakarcasına bakmanızda ayrı bir görüntü oluşturuyor.Fakat ne bileyim ben yinede spor pozisyonda durduğum kendi bisikletimle uzun yola çıkmaktan mutluyum ve uzun süre böyle kullanmaya devam edicem gibi görünüyor. Yani ister istemez bu seçim kullanıcıdan kullanıcıya göre değişebilen bir durum.

    Ama mesela illaki mtb bisikletini turda kullanmak isteyipte arazi şartlarında kullandığı spor duruş açılarında uzun turda kurtulmak istenirse gidon boğazı daha kısa ve açılı sı ile değiştirilerek sele, kızağından bir miktar ileri verilerek sorun bir nebze olsun çözülebilir. Bu arada unutulmaması gereken bir nokta !!! Bisikletinizi ister arazide kullanın ister uzun yolda barendin rahatlığı gözardı edilmemeli ;)

  8. murat

    elbette dağ bisikleti çok güzel bir aletler her yerde gidebiliyorum özellikle hafta sonları binebiliyorum özelikle dağ koşullarında

  9. Selim

    Merhaba,
    Yıllardır dağ bisikletine biniyorum ve binmeye devam ediyorum. Bisikletin benim için öncelikli amacı yeni yerler görmek ve motorlu araçlarla gidilemeyen yerlere gitmek. Mesela köy yollarında giderken gördüğüm farklı bir toprak yol için “bu yol çıkar mı?” sorusuna “çıkar fakat bu yoldan ancak traktor gidiyor” dediklerinde tamam işte benim için bu yol daha güzel deyip insanların yüzlerindeki ifadeyi görmek ve doğanın kokusunu, renklerini hissedebilmek. Bu nedenle yol bisikletini hiç düşünmedim. Düşünmememdeki yegane temel içimdeki özgürlük ruhunun doğayla paylaşma isteğinden dolayı olması. Sonuçta insanlar tercihleri doğrulutunda yaşarlar ve hayttan zevk almaya çalışırlar. Dağ bisikleti tercihimin nedenide budur.

  10. Emre Yıldırım

    Selim merhaba,
    Daha bisikletini sevmendeki temel nedenlerini çoğunu paylaşıyorum.
    Benim için de dağ bisikleti işte tam bu şekilde kullanılabildiği için çok özel.
    Katılımın için teşekkürler.

  11. ekrem

    Yukarda yorum yapanların çoğu yol bisikletine binmemiş gibi.Yol bisikleti alın demiyorum ama bir yol bisikletine binmenizi tavsiye ediyorum.Yol bisikleti bana uçuyormuşum duygusu verdi

  12. Erim Bikkul

    Benim 3 bisikletim var:

    2008 Trek S.U. 1.0 hibrid (kamplı uzun turlar için modifiye edilmiş)
    1996 Peugeot Competition 400 yol bisikleti
    2008 Dahon Speed D7 model katlanır bir bisiklet.

    Dağ bisikleti kökenli değilim, dolayısıyla bisikletle binmeye ormana bayıra gitmiyorum. Fakat yaptığım bazı turlarda gerçekten çok bozuk yollarla karşılaştım ve Trek, sabit maşasıyla bunların üstesinden gelmeyi başardı. Zaten 20-25 kilo ekstra yük taşırken girebileceğiniz bozuk yolun da bir sınırı var. Dolayısıyla arazi amaçlı kullanımı olmayacaksa bir bisiklette ön amortisör bulunmasını gereksiz görüyorum.

    Şehir içi karayolu ulaşımımın % 90′ı bisikletle ya da yaya gerçekleşiyor. Diğer iki bisikleti edindikten sonra Trek bisikletimi şehir içinde artık nadiren -ancak sırt çantamda taşıyamayacağım denli büyük bir yük taşımam gerekiyorsa- kullanıyorum. Böyle zamanlarda ön ve arka bagajları çok işime yarıyor Trek’in.

    Eğer nispeten uzun mesafe süreceksem ve rotamda dik yokuşlar varsa o zaman Peugeot yol bisikletini alıyorum. Bu emektar kromoli bisikletin çok yumuşak ve kıvrak bir sürüşü var. Tur bisikletimdeki 2 inch’lik lastiklere kıyasla elbette konforu çok daha az, ama diğer üstün özellikleri (hız, hafiflik, manevra kabiliyeti) şehir içi kullanımda onu tercih etmeme sebep oluyor.

    Eğer kısa bir mesafe gideceğim belliyse, gün içinde konser salonu, restoran vs. iç mekanlarda uzun zaman geçirmek durumundaysam, gece eve taşıtla dönmem gerekecekse ve yolumun üstünde çok sayıda dik yokuş yoksa, o zaman da tercihim 7 vitesli Dahon katlanır bisikletim oluyor. Viteslerinin yüksekliği nedeniyle kimi dik yokuşlarda inip bisikletle beraber yürüsem de bu küçük kahramanın kalbimdeki yeri ayrı. Bir bisikletin katlanıp taksinin bagajına ya da bir dolmuşun arkasına atılabilmesi gerçekten de muhteşem bir olay…

    Bu üç bisikletle ulaşım sorunumu kusursuz biçimde çözüyorum. İçlerinden birini seçmek durumunda kalsam, şu an için en az onu sürüyor olmama rağmen çaresiz biçimde -geniş kullanım alanı sebebiyle- Trek hibridi seçerdim.

    Ama onun yerine “Yok, ne seçmesi, bir bisiklet daha al hadi,” deseler; o zaman bir tane güncel model yol bisikleti alır (aluminyum ya da karbon kadro, STI kollar vs.) ve bu durumda yedeğe çıkan eski Peugeot bisikletime 700/28 lastikler takarım. Böylece onu İstanbul’un rezil yollarına tam uyumlu hale getirmiş olurum. Çünkü gerçekten bazen 700/23 ince lastiklerle sürüş büyük sıkıntı yaratabiliyor.

    Çok uzun yazdım biliyorum, ama hangi amaçlarla hangi bisikletlerin tercih edilebileceğine dair fikir vermek ve belki de -bazı tanıdıklarıma tümüyle anlamsız gelen- “bisiklet koleksiyonum” konusunda günah çıkarmak istedim. Ama eminim burayı takip eden bisikletseverlerin çoğu beni gayet iyi anlıyorlardır.

    Herkese mutlu, sağlıklı ve bol sürüşlü günler dilerim…

  13. Emre Yıldırım

    Erim selamlar,

    Öncelikle bu detaylı ve içten katılmın için çok teşekkürler. Biz seni çok iyi anlıyoruz gerçekten. Yeniden Türkiye’ye dönüşümüzden sonra şimdi benim de birkaç yeni bisiklet projem var.

    Öncelikle eşimle binmek üzere dağ bisikleti tabanlı iyi bir tandem kuracağım yeniden.
    Sydney’de bir arkadaşın kullanmadığı 80′lerden kalma İngiliz Sigma marka bir çelik yol gövdesi edindim.

    Onu singlespeed’e dönüştürüp kullanmadan önce güzelce boyatıp yeni ve renkli bir teker seti alacağım.

    Zaten bir yol bisikleti edindim hemen Türkiye’ye geldiğimde.

    Ve bir tane de yarı sabit yarış dağ bisikletim var…

    Son bir ekleme olarak da muhtemelen önümüzdeki yıl bir single speed cromoly 29Teker edinerek seti tamamlayacağım.

    Hem tur vs çıkarsam onu kullanacağım (vitesli hale dönüştürerek) hem de haftasonları farklı keyifler almak istediğimde sürüşten alternatif olacak.

    Bisiklette çeşitlemenin sonu yok gerçekten…

  14. oktay

    selam arkadaslar Bende MTB la yaklasik 3 yilda onbirbin km yol yaptim.Daha sonra bisikletimi degistirdim cok hosuma giden stevens x 8 gross aldim bir yil oldu altibinyediyüz km de su an .benim icin bir kelebekten farki yok .

Leave a Reply