Video: Morzine Tepe İnişi


Ünlü Fransız Morzine Kayak Merkezi’nden tepe inişi görüntüleri. Şimdi böyle bir kayak merkezi ülkemizde her daim açık olsa insan şöyle 140-160mm’lik bir allmountain bisiklet almaz mı hiç? Alır tabi. Bir kez daha inmeye (seyretmeye var mısınız?)

Paylaşın:
  • email
  • Twitter
  • Facebook
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Digg
  • del.icio.us
  • Reddit
  • RSS
  • Print

İlişkili Yazılar

Tags: , ,

10 Responses to “Video: Morzine Tepe İnişi”

  1. Mgnus 13.11.2008 at 8:02 #

    Merhabalar,
    Vidyoyu izlerken bazı yerlerde onlarla beraber güldüm.Korkunç düşüşler yapmalarına rağmen sanki düşen kendisi değilmiş gibi katıla katıla gülüyorlar.Hayır gerçekten kötü düşüşlerde var vidyoda ve düşmemiş gibi kalkıp yoluna devam ediyorlar.
    Öyle zevkli bir klasman ki bu AM gerçekten artık kararımı verdim.Bundan sonra alacağım MTB hardtail yerine allmountain olacak.
    Emre senden AM üzerine daha fazla ve detaylı yazılar bekliyoruz.
    Emre merak ediyorum AM konusunda hangi marka ve modeli tercih ederdin.Ben bu marinlere gerçekten iyiden iyiye göz koydum.

  2. Emre Yıldırım 14.11.2008 at 12:03 #

    All mountain konusunda çok başarılı markaların başında, Kona, Santa Cruz, Marin gibi markalar geliyor ama hemen her ünlü markanın bir ya da iki önemli AM modeli var… Hepsi birbirinden hoş bisikletler bunlar tabii. Bu işin keyfini çıkarabilmek için mutlaka ama mutlaka sizi yukarı çıkaracak bir sistem olması gerekiyor. Bir teleferik sistemi ya da düzenli shuttle servisi bahsettiğim. Türkiye’de mutlaka bu iş pek çok kayak merkezinde yapılabilir ancak ne bu zihniyette yönetimler var bu merkezlerde ne de bunun arkasında duracak bisiklet ithalatçısı :) Zamanla meraklısı arttıkça birşeyler yapılacaktır mutlaka. O zamana kadar AM bence henüz getirisi düşük bir yatırım olacaktır kanımca…

  3. Mgnus 14.11.2008 at 11:01 #

    Emre All-Mountain’ların tırmanma potansiyelleride var.Bu kategoriyi all around diye tabir ediyorlar.Freeride kategorisine göre daha hafif ve daha sıkışma mesafesi ile üretiliyorlar.
    Hatta ağırlık konusunda kazanımlar sağlamak için marin tasarıını revize bile etmişti.
    Aklıma Scott Ransom 10 geliyor.Bayağı hafifti klasmanına göre …
    Ama dediğin gibi teleferik vb bir şeyle yükselip sonra düşe kalka :) aşağı inmek çok zevkli olacaktır.

  4. Can 14.11.2008 at 12:21 #

    Ne adrenalin ama …

  5. Emre Yıldırım 14.11.2008 at 12:47 #

    Tırmanma yetenekleri tabii ki var Mustafa ama bir yere kadar. 14-15kg’lık aletlerle uzun tırmanışlar pek de keyifli olmuyor… Benim bahsettiğim tabii 140mm ve üzeri aletler. Yoksa 120mm’lerde çok hafif ve güzel modeller var ama onlar da all mountain olarak tabir edilemezler. Modern Cross Country aletleri onlar… Ransom 10 hafif ve iyi bir bisiklet yalnız pahalı da bir bisiklet :) Yukarıdan salacaksan ve ağırlık da çok önemli değilse çok daha ucuza aynı keyfi yaşamak mümkün…
    Zorlamamak hayal etmemek lazım bence… Hem ona yarasın hem buna… Pek mümkün gelmiyor bana…

  6. Mgnus 08.12.2008 at 3:33 #

    Merhabalar,
    İlerde belki yeni bisiklet alırken işime yarar mantığıyla “veri madenciliği” yapmaktayım.
    Tomboy’u karıştırırken, çok önceden Emre’ye bu konuda soru sormak için not almış olduğumu gördüm.
    Sorum şu neden daha fazla çalışma mesafesi gerekli?
    Bu en çok Kona’nın bisiklet seçimi için yaptığı uygulamada kendini gösteriyor.
    http://www.konaeurope.com/
    Sıraya man -> wood –> All Mountain seçtikten sonra size tam amartisör gerekli mi gibi iki seçenek sunuyor.Üstelik bu scott’ın aspect tanımı içinde geçerli…Sanırım all-around tanımı gereği oluyor.
    Sonra siz “tam süspansiyonlu istiyorum”‘u seçiyorsunuz.” …Teknik parkurda kullanacağım …” seçtikten sonra size çalışma mesafesini soruyor.5″ seçerseniz bu sefer 120mm çalışma mesafesine sahip nispeten hafif modelleri sunuyor.Burda anlamadığım 120mm çalışma mesafesine sahip ürünleri neden All-Mountain içine alması.
    Keza bu konuda Marin’de Emre gibi düşünüp pazarlıyor bisikletlerini ( bknz mountvision)
    Başta hayır efendim ben hoplayacam, zıplayacam ama azda tırmanmaya yatkın olsunu seçerseniz freeride benzeri modelleri getiriyor.
    Tabi birde scott genius serisi var ( http://www.bikepedia.com/QuickBike/BikeSpecs.aspx?ItemID=17519&Type=bike )
    Sırf çalışma mesafesine bakıp ona All-Mountain/All-around diyebilir miyiz?
    Soruma gelecek olursak.All-Mountain sınıfı bir bisiklet almak isteyen ama freeride gibi uğraşlarla uzaktan yakından şimdilik ilgisi olmayan biri için 120mm mesafe yeterli gelmez mi?
    Bu vidyoda ki parkur okadar da zorlu gözük müyor?
    Sonuçta kullanıcının öncelikli hedefi inişler de mümkün olduğunca hızlanmak ve hoplayıp zıplamak yerine güvenli/konforlu ve zevkle inişler yapmak.Bu sorum konunun sadece iniş yönünü ele alıyor.
    Tabi ki bu bisikletler dağlara pedallamak bir miktar yorucu ve keyifsiz olacaktır.

  7. Emre Yıldırım 08.12.2008 at 11:55 #

    Mustafa cevabım çok kısa ve net olacak. 120mm’lik dağ bisikletleri günümüz bisiklet teknolojileri gözönüne alındığında aslında sahip olunması gereken ‘neredeyse’ minimum esneme payına sahip bisikletler haline dönüşmüştür. Akıllı amortisörler, kilitleme özellikleri 120mm’leri gerek tırmanma gerekse arazi sürüşü esnasında optimum performans sunabilme noktasına getirmiştir. Bu bisikletlerin en başarılalarından biri örneğin Specialized Stumpjumper FSR serisidir. Dünyanın en çok satan modellerinden olan FSR’lar, dağ bisikleti dendğinde akla gelen tüm sürüş ortamlarında ‘optimum’ performans ve keyfi sağlayabilmektedir.

    Yani esneme payı sadece tepe inişi ve ’serbest sürüş’ için anlam ifade etmemekte, hafif de olsa teknik parkurlarda sahip olunması gereken bir özellik haline gelmektedir.

    Bence bu konuyu bu şekilde kabul edip bisiklet üzerinde daha fazla tecrübe kazanma yoluna gitmelisin.. Yani git bisiklete bin hemen her ortamda ve ne istediğine karar ver. Ne alacağına ancak binerek karar verebilirsin. Yani ne tür sürüşten hoşlandığına kendin karar vermen gerekiyor.

    Okuyarak, inceleme yazısı okuyarak karar vermen doğru olmaz diye düşünüyorum.

    Neden mi böyle söylüyorum? Örneğin şu anda bisiklet sürdüğüm parkurların %90′ında bana 100mm’lik bir amortisör yeterli olmakta ve hatta tam amortisörlüye bile gereksinim duymamaktayım. 80mm’nin ise artık benim için kullanım alanı tamamıyla ortadan kalkmıştır. Minimum 100mm olması gerektiğini artık biliyorum. Hafiflikten öte noktalar var dağ bisikletinde.

    Yani orta vadede eğer Türkiye’de İstanbul’da yaşayacak olsam 100mm’lik bir yarı sabit benim değişmez bisikletim olacaktır.

    Belki 100mm’lik bir Epic’e de hayır demem ama çok da gerekli değil.

    120mm’lik bir bisiklete sahip olmak isterdim ancak 2 bisiklete sahip olmaktansa bir tane en üst seviye 100mm’lik sahibi olmayı tercih ederim şu an için doğrusu…

    120mm’nin üzerindeki esneme payları hele hele 140mm-160mm’ler bence hele ki teleferikle ya da toplu taşıma araçlarıyla kolaylıkla tepe ve dağların tepelerine tırmanma şansın yoksa Türkiye için oldukça lüktstür!..

    Biliyorum kağıt üzerinde tepe çıkabiliyorlar vs ama gerçek hayatta eğer 6000-7000 dolar verip karbon ve XTR donanımlı bir 140mm almıyorsan (Genius gibi) bence pek de gerçekçi değiller. Ufak tırmanışlar evet ama hızlı inişlerin arasında!

    Ancak eğer yakınlarımızda örneğin Uludağ – Kartalkaya gibi bir dağ olsa ve teleferik ile tepesine çıkmamıza izin verseler ve iniş için bakımlı nereye çıktığı belli parkurlar bulunsa kesinlikle bir 140mm’lik alırdım diye düşünüyorum.

    Bilmem açıklayıcı oldu mu senin için?

    Son söz: Videodaki bir parkur için kesinlikle 140mm ve üzeri bir tam amortisörlü uygun olacaktır. 120mm’lik değil? İnilmez mi 120mm’likle inilir tabii. Ama uzun inişlerde farkı anlarsın. Peki 100mm’likle inilmez mi? Tabii ki inilir ama 140′la inmek çok daha kontrollü, daha az yorucu ve çok daha fazla keyifli olacaktır!..

  8. Mgnus 09.12.2008 at 9:07 #

    Merhaba,
    Emre hiç “singletrack” parkurlarını inceleme fırsatın bulundu mu?Sence ülkemizde bolca yok mu bu parkurlardan…
    Hepimiz genelde “fireroad” tarzı patikaları kullanıyoruz.
    All-Mountain sınıfının tanımı nedir?Yani Downhill/freeride bisikletlerinin yumuşatılmış halimi?
    Bence All-Mountain sınıfı sadece inişlerden ibaret değil.İşin içinde zorlu arazilerde kullanmak da var.
    http://magicmechanics.com/home.php?lang=en#/all_mountain/
    “Who will love it” kısmında bu konuda çok güzel bir vidyo var.Nerde çekildiğinden emin değilim ama tam benim hayal ettiğim tarzda bir parkur.
    Şimdi bu parkurun benzerini karadeniz vb bölgelerde rahatlıkla bulabiliriz.Hatta Enes’in bisikletmagazin.com’da bir buna benzer bir parkur tanıtmıştı;
    http://www.bisikletmagazin.com/misiklet/albums/userpics/14_5.JPG
    Yazının devamı :http://www.bisikletmagazin.com/blog1.php/2008/11/18/ordu-da-sonbahar
    Onlar “Hardtail”‘leri ile gerçekleştirmişler bu turu…
    Bu bağlamda bence karamsarlığa gerek yok.Kayseri’de de buna benze ama ağaçsız ( :) ) bir sürü parkur bulmak mümkün.Peki vidyo daki gibi bir iniş parkuru bulunmaz mı?
    Eminim bulunur.Hatta bu işten para kazanacaklarını bilseler bize yaz ayları bu vidyoda olduğu gibi özel servisde yaparlar…
    Bu arada ülkemizde neden bisiklet parkı yok hala anlamış değilim.Bu bisiklet parklarını itlatçılar ve/veya bisiklet üreticileri yapıyor.(Bknz kona , marin vb)Sanırım bunu birine sorsak gene kültürden dem vurup konuyu kapatırlar…
    Ben hala umutluyum.”freeridetr.com” topluluğunun gezilerini inceliyorum ve o koca bisikletlerle bayağı tırmanıyorlar.Üstelik bu ekipten Erkal’ın bisikletini 2teker.com okur bisikletleri bölümünden tanıyoruz.
    Bu bağlamda bence şu şöle olsa alırım mantığı bana göre göre yanlış.
    Ülkemizde mtb kullanmaktan zevk almak ve sınırlarını zorlamak için illa ki yarışlara katılmak mı gerekiyor?Yarışlara katılmak gibi bir düşüncem yok.
    ————————————————————————–
    120mm’lik bir bisiklete sahip olmak isterdim ancak 2 bisiklete sahip olmaktansa bir tane en üst seviye 100mm’lik sahibi olmayı tercih ederim şu an için doğrusu…
    ————————————————————————–
    Bence burda biraz yanlışsın şöyle düşünelim;
    Çok hafif bir bisiklet kimin için gerekli?Benim için 10-11kg altında ağırlığı olan bir bisiklet gereksiz/lüks.Üstelik ülkemizde sıkça kullanılan “Hardtail” tarzı bir bisikletle kendi limitlerimizi zorlamamız pek mümkün değil.
    Aslında 5″ ile 6″ ikisinide all-mountain olarak kabul etmek pekde gerçekçi değil.Bu bağlamda Sram’in yaptığı gibi 5″ çalışma mesafesi olan olan sistemleri “Trail” sınıfında kabul etmek daha mantıklı…
    DipNot:Bu fikir alışverişi sadece data mining/veri madenciliği sebebiyle yapılmaktadır.Bu bağlam da Emre’ye katılmayacağım.Ülkemizde dediğim tarzda bisiklet kullanan topluluk bir elin parmaklarını geçmiyordur sanırım.Üsteli “demo/test bike” gibi bir fırsatımızda olmadığına göre?Bu şekilde fikir alışverişi en mantıklısı diye düşünüyorum.Tabi Emre şu konuda haklı bazen teoriler pratikte geçersiz kalıyor.Bunu deneyip kazanarak gözlemlemek lazım.Bende bisikletimi alırken bu hataya düştüm.Böyle karadeniz turları vb doğrultusunda aldım bisikletimi ama kullandıkça sportif amaçlı kullanmanın daha zevkli olacağına karar verdim.Tabi böylece bisiklet seçimi konusunda ne kadar hataya düştüğümü gördüm.Bu fırsatı bir “fully” ile yapma şansım yok.Keşke bu parayı kıran ithalatçılar “test/demo bike” uygulamasını getirseler.

  9. Emre Yıldırım 09.12.2008 at 9:01 #

    Mustafa 100mm’lik bisikleti seçmemin sebebi benim bisiklet kullandığım ve kullanacağım parkurlarda daha fazlasına şu an için gerek olmaması. Ancak önümüzdeki yıl yaşayacağım ülkede :) muhtemelen serbest sürüş yapma şansı bulacağım, kayak merkezleri mevcut. O durumda da 120 değil 140mm’lik bir bisiklet satın alacağımı düşünüyorum.

    All mountain tarzı bisikletler hemen her ortamda sürülebilecek tırmanış yapabilecek, çok sert olmamak koşuluyla iniş imkanı sunan ve tabii düz yolda kötü zeminde de yarı yolda bırakmayan bisiklet demek. Türk insanı çok sever tek bir seçenekle her ortama uygun araç ürün kullanmayı ancak bence (insanlar aksini söyleseler de) bisiklet konusunda tek bir bisikletle herşeyi yapmak (en azından benim anladığım kalitede) mümkün değil!..

    Benim dağ bisikletinden anladığım, üzerinde ciddi antrenman yapabileceğim ‘temiz toprak patikalarda’ hızla inip tırmanabileceğim 10kg ve altı bisiklettir.

    Evet pahalı oluyor bu seviyede bisikletler ancak yaş 37′ye geldiğinde ve tanrıya şükür cebinde paran olduğunda daha aşağısına bakmak istemiyor insan…

    Tabii ki 12-13kg’lık bir bisikletle de her yere tırmanılır inilir vs. ancak daha hafifi ve üst seviyesini satın alabilirken benim için seçilmesi gereken bir yol değil bu!..

    Ancak şunu da kesinlikle tavsiye ederim sen ve senin gibi yeni başlayanlara… Öncelikle bu seviyelerde bisiklet alarak başlamalı insan ki ileride en iyilerine sahip olduğunda değerini bilebilsin insan…

    Bu konu uzar gider ancak benim tavsiyem Türkiye şartlarında eğer binilecek parkurlarda %90 oranında arazi sürüşü yapılacaksa, bir all mountain ya da freeride bisikleti almak lüksten öteye gitmeyecektir.

    Tırmanılır mı bu bisikletlerle? Tabii ki tırmanılır… Ancak neden kırk yılda bir kullanacağım teknik bir patikaya çıkmak için 14kg’lık bir bisiklet kullanayım?

    Soru bu! Cevabı bana göre all mountain bisiklet değil… Türkiye için!

  10. Mgnus 11.12.2008 at 2:54 #

    Merhaba Emre,
    Hehe, artık senden gideceğin ülkede ki maceralarını bir seri dahilinde bekliyoruz :)…
    Artık kamp ve eğitimlere katılırsın.Bu Marin’in kampları acaba senin gideceğin ülkede var mı?Çok merak ediyorum bu kampları…Bir fırsatım olsa kesin katılırdım.
    Sen freeride yapmaya başlayınca artık 2teker.com teması da biraz değişir sanırım … :)
    Daha çok am-fr incelemeri görmek isterim açıkçası …
    Ergon’un bu kullanıma yönelik ürünleri de var.Sana gelen ürünleri inceledikten sonra, ileride o ürünleride incelemen çok güzel olur.

Leave a Reply