Almanların dünyaca ünlü kalp sayacı - bisiklet bilgisayarı üreticisi Sigma, bugüne kadar ürettiği en gelişmiş model olan BC2006MHR‘yi piyasaya sürdüğünde takvimler 2007 yılının Ocak ayını göstermekteydi. Tüm dünyada büyük ilgi gören ürün 2008 yılının ilk aylarında Türkiye’ye geldi. Sigma Türkiye Distribütörü Aslı Bisiklet, Sigma’nın bu en iddialı ürününü test edilmek üzere 2Teker’e sunduğunda ne yalan söyleyim çok memnun olmuştum. Zira 2007 başlarında 2Teker’de kısaca tanıttığım bu ürün neredeyse bir bisiklet bilgisayarında aradığım tüm özelliklere sahipti. 2 aydır bisikletimle düzenli olarak kullandığım ürün hakkında düşüncelerimi bu yazıda sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Eğer yeni bir “bisiklet hız göstergesi” edinmek istiyor, antrenmanlarınızda size eşlik edebilecek güvenilirlikte bir “bisiklet bilgisayarı” arayışı içerisinde bulunuyorsanız, bu yazımızı mutlaka okumanızı tavsiye derim.

(more…)

Rock Shox başarılı amortisör serisi Reba’da 2009′da değişikliklere gidiyor. Yeni SID’in piyasaya çıkmasıyla birlikte kişilik sorunları yaşayan Reba, kendisini 100mm esneme payından 120mm seviyesine yükseltiyor. Yani “arazi sürüşü” sınıfından “trail bike” yani biraz daha çok yönlü kullanıma açık bisikletlerde kullanılıyor. 9mm’lik normal “quick release” mandallara uyumluluğun yanı sıra iyiden iyiye popüler olmaya başlayan 20mm’lik “Thru Axle” sokma mil mandallara da uyumlu hale getiriliyor.

29″ Reba’lar da bir başka yenilik.

Revelation ise 140mm cephesinde Rock Shox’u temsil ediyor. Sea Otter Classic 2008′den Mtbr.com görüntüleriyle.

(more…)

Bisikletliler Derneği, bisikleti yaygınlaştırmak üzere faaliyetlerine başlayan yeni bir dernek. www.bisikletliler.org adresinde faaliyetlerini tanıtan ve görülen o ki bisiklet sektöründen destek alan derneğin Başkanı Murat Suyabatmaz, TEMA Vakfı’nın Bisikletema projesi ile ilgili düzenlenen “Bisiklet Sempozyumu”nda bir konuşma yapmıştı. İşte 25 dakikalık bu konuşmanın görüntüleri “yeniden” 2Teker’de… (more…)

Rohloff kapalı vites sistemi üretiminde dünyaca ünlü bir marka. 2008 Sea Otter Classic’te Rohloff Amerika sistemi tanıtır bir sunum hazırlamış. Mtbr.com da Festival için hazırladığı özel sitede bu ve benzeri videoları tanıtıyor bu yıl da. Arka göbek içerisinde yer alan, yağlamak dışında hiçbir bakım gerektirmeyen, 14 Vites seçeneğine sahip bu “ömürsüz” sistemi daha yakından tanımak için bu videoyu izlemelisiniz.

(more…)

Dağ bisikleti yıllardır bir tutku halinde yaşamımda önemli bir yer tutuyor. Kimileri “Neden hep dağ bisikleti?” diye soruyorlar. Neden diğer bisiklet türlerine dağ bisikletini tercih ediyorsun? “Nasıl etmeyim diyorum: Dağ Bisikleti gibi her koşulda zevkle kullanabileceğim çok yönlü bir başka bisiklet türü var mıdır söyleyin?”. Gerçekten dağ bisikleti öyle bir 2Teker türü ki her zeminde, her koşulda zevkle bisiklete binebilmenizi sağlıyor. Özellikle çok farklı lastik türlerini kabul etme özelliği dağ bisikletini diğer türlerden ayırıyor. Bu yazımızda klasik dağ bisikleti lastiklerinin ötesine geçip son yıllarda ülkemizde de sıkça karşılaşmaya başladığımız “ince” “yol tipi” bisiklet lastiklerinin en ünlülerinden Specialized Fat Boy’u sizlere tanıtacağım.

(more…)

Yeni bir bisiklet edinilirken ilk akla düşen sorulardandır: “Bisikleti Toplamalı Mı?” - “Hazır Modellerden Birini Mi Tercih Etmeli?”. Ben her iki seçeneğin de farklı durumlarda, farklı kullanıcı profiller için iyi sonuçlar vereceğini düşünüyorum. Yani “mutlaka bisikleti toplamalı” diyenlerden değilim! Ancak benim gibi elinizde eski bisikletlerinizden kalma kaliteli pek çok parçaya sahipseniz, “Toplama” seçeneği neredeyse kaçınılmaz hale geliyor. İsterseniz gelin sizlere “Specialized S-Works Yarı Sabit Karbon Gövde” üzerine yüksek fiyat/performans oranına sahip parçaları kullanarak kurduğum ve çok severek kullandığım bisikletimi daha yakından tanıtayım. “Bisiklet Toplamayı” düşünen bisikletseverler için bu yazının oldukça yararlı olacağına eminim.

(more…)

Dağ bisikleti nasıl doğdu merak ediyor musunuz? Aslında dünyanın farklı bölgelerinde “ilk kez dağ bisikletini biz keşfettik” diyen kişi ve gruplar azımsanamayacak miktarda bulunmaktadır. Ancak bu büyülü aracın Amerika’daki başlangıç serüvenin, sinemaya aktaran güzel bir film bulunuyor: Klunkerz. Size daha önce 2Teker’de filmden bahsetmiştim. Hatta geçtiğimiz yıl bu filmin yönetmeni ile Amerika’da Sea Otter Classic’te tanışmıştım bile… Marin County’de başlayan hikayemizde yol bisikletçileri, bisiklet meraklıları, hız düşkünleri “cruiser” bisikletlerinden dönüştürdükleri ve güçlendirdikleri bisikletleriyle tepelerden inmeye karar veriyorlar ve bu işin kendileri için bir tutku haline dönüştüğünü keşfediyorlar. Filmin tanıtım videosu YouTube yer alıyor. Bu kısa tanıtım gösteriminde dahi dağ bisikletinin nasıl geliştiğini net bir şekilde izleyebiliyorsunuz. Film hakkında detaylı bilgi için klunkerz.com adresini ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Tanıtım videosu ise yazımızın devamında… (more…)

Amerika’lı Mark Weir dünyanın en ünlü serbest sürüşçülerinin başında gelir. WTB ve Santa Cruz bisikletlerinin yıldızı sporcunun üstün sürüş yeteneklerinin ötesinde bir başka önemli özelliği bulunuyor: “Pump Track”ler inşa etmek. Nedir bu “pump track” olayı diyecek olursanız, boş bir arazide, evinizin arkasında, bahçenizde kurabileceğiniz akıllıca tasarlanmış ve konumlandırılmış bir dizi tümsek ve dönüş (viraj) içeren sürüş parkuru diye tasvir edebiliriz sanırım. Pump Track’lerin en önemli özelliği uzun mesafeler katetmeden evinizin çok yakınında belki arka bahçenizde sürüş tekniğinizi olağanüstü geliştirecek eğitici ve eğlendirici bir dağ bisikleti parkurunu kendiniz kurabilecek olmanız. Nasıl mı?
(more…)

Hatırlarsanız, Polonezköy’de Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından dünyanın en ünlü BMX Parkuru yaratıcılarından Tom Ritzenthaler’e hazırlatılmış olan olimpik parkuru 2Teker sayfalarına farklı nedenlerle taşımıştık. Son olarak 2007 yılı sonbaharında Türkiye’de ilk kez gerçekleştirmeyi planladığımız bir 4X Dağ Bisiklet yarışı için konu olmuştu bu parkur sayfalarımızda. Binbir tartışmadan ve tatsızlıktan sonra Federasyon’un çiğliği, duyarsızlığı ve “ben yaptımcılığı” nedeniyle o yarışı gerçekleştirememiştik. Daha fazla detaylarına girmek istemiyorum. Bu haftasonu yine Polonezköy’deydik eşimle birlikte. Hillside ile Scott bisikletlerinin birkaç haftadır birlikte gerçekleştirmekte oldukları bisiklet turlarını yerinde gözlemlemek için oradaydık. Çok güzel bir brunch ile sonlandırdığımız günümüzde fazla bisiklete binememiş olsak da çok güzel bir sürpriz ile karşılaştık bu güzel beldemizde. Şu bizim meşhur tamamlanamamış BMX parkurumuz sihirli bir el değmişçesine yeşillendirilmiş, bakılmış ve neredeyse son haline getirilmiş bulunuyordu. Çıkış bölümünde yeterli yükseklik olmasa da parkurun %95′i antrenman yapmaya ve yarışmaya “bence” hazır duruma getirilmişti. Parkurun etrafında gerçekleştirilen çevre düzenlemesi ise çok hoşumuza gitti doğrusu. Lafı fazla uzatmadan öncelikle parkuda çektiğimiz bir kaç fotoğrafı sizlerle paylaşmak istiyorum.

(more…)